Elbir İş Merkezi Kat:9 No:6/11
Mecidiyeköy Şişli/İstanbul

Ters İlişki Boşanma Sebebi Midir?

Ters İlişki Boşanma Sebebi Midir?

Ters ilişki boşanma sebebi midir sorusu boşanma aşamasında olan eşler tarafından merak edilmektedir. Cinsel birliktelik, aile birliğinin en önemli unsurlarından biridir. Ancak bu birlikteliğin, insan tabiatına uygun şekilde doğal yoldan kurulması gerekir. Doğal yoldan kasıt, erkeğin bayanla vajinal yoldan ilişkiye girmesidir. Doğal olmayan yollara zorlamak, evlilik birliğini temelden sarsacak boyuta ulaştığında boşanma sebebi oluşturur. Fakat boşanma davasında ters ilişkinin ispatı ve boşanma davasında cinsel şiddetin ispatı oldukça zordur. Ters ilişki boşanma sebebi midir sorusuna Yargıtay kararları ışığında cevap vereceğiz. Evlilikte ters ilişki boşanma sebebi midir  sorusuna cevap vermemiz gerekirse aşağıda paylaştığımız Yargıtay kararlarından da göreceğiniz üzere ters ilişki boşanma sebebi olarak Yargıtay tarafından kabul edilmiştir.

Ters İlişki Boşanma Sebebi Midir Yargıtay Kararları

Erkeğin Kadını Ters İlişkiye Zorlaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 26.06.2019 Tarih,  2019/2079 E. 2019/7685 K. sayılı kararında şu neticeye varmıştır. “Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere, davacı-karşı davalı kadının eşinin kendisini, ters ilişkiye zorladığına ilişkin iddiasının kanıtlandığı Vakfıkebir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/481 soruşturma sayılı dosyasındaki davalı- karşı davacı erkeğin kabul beyanından anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akış karşışında davacı-karşı davalı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüne yönelik davalı-karşı davacı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilecek yerde, yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile davalı-karşı davacı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile davacı-karşı davalı kadının davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 22.05.2019 Tarih,  2019/1159 E. 2019/6496 K. sayılı kararında şu neticeye varmıştır. “Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına ve özellikle mahkemece davacı erkeğin kabul edilen kusurlu davranışları yanında bozma ilamında da belirtildiği üzere eşini ters ilişkiye zorladığı ve güven sarsıcı davranışta bulunduğunun anlaşılmasına göre tarafların yersiz görülen temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA”

Eşini Doğal Olmayan Yollardan Cinsel İlişkiye Zorlamak

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.07.2012 Tarih,  2012/928 E. 2012/19579 K. sayılı kararında şu neticeye varmıştır. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalının eşini doğal olmayan yollardan cinsel ilişkiye zorladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Eşinin İstemediği ve Kabul Edilemeyecek Tarzda Cinsel İlişkiye Zorlamak

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.06.2015 Tarih,  2014/24602 E. 2015/12483 K. sayılı kararında şu neticeye varmıştır. CD içeriğinde anlatılan hadiselere göre; davacının, istemediği ve kabul edilmeyecek tarzda cinsel ilişkilere zorlandığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında evlilik birliğini temelinden sarsacak derece ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Evlilik birliği içinde maruz kaldığı bu ilişkileri başka türlü ve şekilde ispat etme olanağı bulunmayan davacının, kendi telefonundan eşiyle yaptığı görüşmeyi, eşinin bilgisi dışında kayıt altına almasında hukuka aykırılıktan söz edilemez. Yaşadığı olayların davacının ruhsal dünyasında yarattığı travma ve üzerinde bıraktığı etki nazara alındığında, evliliğin bundan sonra da devam etmiş olması “af” olarak değerlendirilemez. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde yetersiz gerekçe ile isteğin reddin doğru bulunmamıştır.

Cinsel İlişkiyi Gerçekleştirmeyip Kızlığını Doğal Olmayan Yoldan Bozmak

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 07.12.2011 Tarih,  2010/20967 E. 2011/21185 K. sayılı kararında şu neticeye varmıştır. Toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın cinsel ilişkiyi gerçekleştiremediği doğal olmayan yollardan kızlığını bozarak eşine cinsel şiddet uyguladığı, eşini babaevine bıraktığı ve yargılama sırasında bir başka kadınla evlilik dışı ilişkiye girdiği, davalı-davacı kadının ise eşine hakaret ettiği ve bedduada bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın daha fazla kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.

İstanbul Mecidiyeköy’de aile hukuku alanında faaliyet gösteren Çelik & Baştürk Hukuk Ve Danışmanlık Ofisi İstanbul boşanma avukatı olarak müvekkillerine aile hukuku alanında hizmet vermektedir. Boşanma avukatlarımız Av. Tolga Çelik’e ve Av. Nur Baştürk’e avukata soru sor kısmından sorularını yönlendirebilir ya da iletişim sayfamızdan kendilerine ulaşabilirsiniz.

Bu Yazıyı Paylaş

Son Yazılar

Hakkımızda

İstanbul Avrupa yakasının Şişli ilçesinde faaliyet gösteren ve hukukun çeşitli alanlarında uzman avukatları ile hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti veren Çelik & Baştürk Hukuk Ve Danışmanlık Ofisi Av. Tolga ÇELİK ve Av. Müesser Nur BAŞTÜRK tarafından kurulmuştur…