Boşanırken Borcu Ödenmeye Devam Eden Kredili Evin Durumu
Bu makalemizde “Boşanırken Borcu Ödenmeye Devam Eden Kredili Evin Durumu?” sorusuna kapsamlı bir yanıt sunacak ve konuyu hukuki çerçevede detaylı şekilde ele alacağız. Evlilik birliğinde eşlerin birlikte edindiği mallar, boşanma sürecinde paylaşıma tabidir. Özellikle kredi ile alınmış ve borcu henüz ödenmemiş olan gayrimenkullerin paylaşımı oldukça hassas bir konu olarak karşımıza çıkar. Bu noktada, Yargıtay’ın yerleşik kararları, adil bir paylaşımı sağlamak amacıyla belirli hesaplama yöntemleri sunar. Kredili bir evin paylaşımı yapılırken, ödenen peşinat, kredi taksitlerinin hangi dönemde ödendiği ve malın tasfiye tarihindeki değeri gibi kriterler önemlidir. Eşlerin hak kaybına uğramaması için bu detaylar titizlikle ele alınır. Boşanırken Borcu Ödenmeye Devam Eden Kredili Evin Durumu ne olacak?
Boşanmada Kredi İle Alınan Evin Hesaplanması
Evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlarda, ödenen miktarın toplam ödemeye oranlanması, adil bir paylaşım yapılabilmesi için temel bir kriterdir. Yargıtay, borcu ödenmeye devam eden konutlarda ödenen peşinat ve evlilik süresince yapılan taksit ödemeleri oranında bir paylaşım yapılmasını benimsemiştir. Bu hesaplama yöntemi, eşlerin evlilik süresince taşınmaza yaptığı katkıyı dikkate alır ve bu katkının, taşınmazın güncel değeri üzerinden bir artık değer oluşturmasını sağlar. İşte tam da bu noktada Yargıtay, bu değerin yarısının diğer eşin katılma alacağı olduğunu belirterek, hakkaniyeti korumayı amaçlamaktadır.
Kredi İle Alınan Evin Boşanmada Paylaşımı
Türk Medeni Kanunu’nun 2002 yılında yürürlüğe giren hükümleri uyarınca, eşlerin aksini kararlaştırmadığı durumlarda yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır ve evlilik birliği içinde kredi ile alınan bir ev, tapu kime ait olursa olsun “edinilmiş mal” kabul edilir. Bu rejimde amaç, evlilik süresince eşlerin ortak ekonomik çabalarıyla elde edilen malvarlıklarının adil bir şekilde paylaştırılmasıdır. Boşanma davası açıldığında, mal rejiminin tasfiyesi gündeme gelir ve evin toplam değerinden mevcut kredi borcu düşüldükten sonra kalan “artık değer” üzerinden diğer eşin yasal olarak yarısı oranında katılma alacağı hakkı doğar. Bu alacak, evin tamamını değil, evlilik birliği boyunca ortak gelirlerle ödenen kredi taksitleri ile yaratılan değerin, evin güncel piyasa değeri üzerinden yapılan hesaplamasıdır.
Boşanmada Kredili Ev Kime Kalır?
Boşanma durumunda kredili evin mülkiyeti, tapu kaydında kimin adı geçiyorsa kural olarak o eşte kalır. Ancak, diğer eşin bu ev üzerindeki hakkı, ayni bir hak yani evin bizzat kendisine devri değil, evin güncel değeri üzerinden hesaplanan parasal bir “katılma alacağı”dır. Mahkeme, mal paylaşımı davası sonucunda tapu sahibinin diğer eşe belirli bir nakdi ödeme yapmasına hükmeder. Boşanma davası ile mal paylaşım davası hukuken ayrı davalar olup, eşler anlaşmalı boşanma protokolünde bu konuda farklı düzenlemeler yapabilirken, çekişmeli boşanmalarda mahkeme kararı esas alınır ve evin değer tespiti bilirkişi raporuyla yapılır.
Boşanma Davasında Kredisi Devam Eden Ev
Kredisi devam eden evin boşanma davasında paylaşımı, mal rejiminin sona erdiği tarih olan dava tarihi esas alınarak hesaplanır. Bu tarihe kadar eşlerin ortak gelirleri ile ödenen tüm taksitler evin edinilmiş mal değerine eklenir; dava tarihinden sonra ödenen taksitler ise tasfiye hesabına dahil edilmez, ancak evin sürüm değerinden düşülerek net değer bulunur. Borç, kredi sözleşmesinde ismi bulunan eşin bankaya karşı kişisel sorumluluğundadır ve banka, borcu o kişiden tahsil eder. Ancak mal paylaşımı davasında evin edinimi için yapılan bu borçlanma, bir uzman raporuyla ortak yaşamın gerekliliği olarak ispatlanırsa, mal paylaşımı hesabında her iki eşin de sorumluluğunda değerlendirilir.
Evliyken Çekilen Kredi Boşanınca Ne Olur?
Evlilik süresince çekilen kredilerin boşanmada hukuki durumu, borcun ne amaçla kullanıldığına bağlıdır ve bu durum “edinilmiş mallara katılma rejiminde” borçların da alacaklar gibi ortak olduğu prensibine dayanır. Ev, araba gibi ailevi ortak ihtiyaçlar için kullanılan krediler ortak borç niteliği taşır ve malvarlığı tasfiyesi sırasında bu borçlar dikkate alınarak eşler arasında paylaşılır. Bununla birlikte, bir eşin kişisel harcamaları veya özel yatırımları için kullandığı bireysel krediler, eğer ortak yaşama bir katkısı olmadığı kanıtlanırsa, sadece borcu çeken eşin sorumluluğunda kalır ve diğer eşi hukuken bağlamaz.
Boşanmada Kredisi Devam Eden Ev
Boşanma sürecinde kredisi devam eden bir ev, edinilmiş mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirilir ve paylaşım, evlilik birliği süresince ödenen taksitler üzerinden gerçekleştirilir. Bu hesaplamada, Türk Medeni Kanunu’nun 230. maddesi uyarınca “denkleştirme” mekanizması işletilir; yani eğer bir eş kişisel malından (örneğin miras kalan parayla) evin kredi taksitlerine katkı sağlamışsa, bu katkı payı artık değer hesabından düşülerek kendisine iade edilir. Kredisi devam eden evde, borcun tamamı ödenene kadar bankanın ipoteği süreceğinden, boşanma protokolüyle borcu üstlenen eşin ileride ödememesi halinde diğer eşin icra tehdidiyle karşılaşması gibi hukuki riskler de oluşabilmektedir.
Evlenmeden Önce Kredi İle Alınan Ev Boşanma
Evlilik öncesinde kredi ile alınan ve tapusu tek bir eşin üzerine olan ev, hukuken o eşin “kişisel malı” statüsündedir ve kural olarak boşanmada paylaşıma tabi tutulmaz. Ancak, bu evin kredi taksitleri evlilik birliği süresince eşlerin ortak gelirleriyle ödenmeye devam ettiyse, diğer eşin bu ödemeler oranında “değer artış payı alacağı” hakkı doğar. Bu alacak, evin satın alma fiyatına yapılan katkı miktarının, malın boşanma davası açıldığı tarihteki güncel piyasa değerine oranlanmasıyla hesaplanır; böylece adil bir paylaşım sağlanırken paranın zaman içinde değer kaybı da telafi edilmiş olur.
Boşanmada İpotekli Mal Paylaşımı
Boşanma davasında ipotekli bir malın paylaşımı, malın güncel piyasa değerinden ipotek borcunun düşülmesiyle elde edilen net değere yani “artık değer”e göre yapılır. Malın aile konutu olması durumunda ise Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi ile özel bir koruma sağlanır. Bu hüküm uyarınca, malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan ev üzerinde ipotek kuramaz. Tapu kütüğüne “aile konutu şerhi” konulmuş olsun veya olmasın, bu hukuki koruma mevcuttur ve eşin rızası olmadan yapılan ipotek işlemi, bankanın iyiniyetli olmadığı durumda geçersiz kabul edilir ve bu işlemin iptali için dava açılabilir.
Kredili Evin Eşe Devri
Boşanma sürecinde kredili bir evin bir eşten diğerine devri, hukuki olarak mümkündür ancak bu işlem bankanın onayına bağlıdır. Devir işlemi, bankanın mevcut kredi borcunu devralan eşe aktarması veya devralan eşin yeni bir kredi çekerek mevcut borcu kapatması şeklinde gerçekleştirilebilir. Türk Medeni Kanunu’na göre, ipotekli bir taşınmazın devri için ipotek alacaklısının (bankanın) izni gerekmezken, devir işlemi sonrasında banka bir yıl içerisinde eski borçludan yeni bir teminat talep etmezse, borçlu borcundan kurtulur. Ancak boşanma protokolünde tüm sorumluluğu üstlenen eşin, bankaya karşı borcunu ödememesi halinde, eski eşin kredi borcu nedeniyle hukuki olarak hala sorumlu tutulması riski bulunmaktadır.
Boşanmada Evin Değeri Nasıl Hesaplanır?
Boşanma davasında mal paylaşımı yapılırken evin değeri, satın alındığı tarihteki değeri değil, mal rejiminin tasfiyesinin yapıldığı yani mahkemenin karar tarihine en yakın tarihteki güncel “piyasa değeri” esas alınarak belirlenir. Bu değer tespiti, genellikle mahkeme tarafından atanan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı uzman bilirkişilerce hazırlanan raporlarla yapılır ve rayiç bedel değil, serbest piyasadaki alım-satım değeri göz önünde bulundurulur. Evin toplam değerinden, varsa borçlar ve diğer eşin kişisel katkıları “denkleştirme” yoluyla düşüldükten sonra kalan net miktar “artık değer” olarak kabul edilir ve bu değer eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır.
Kredisi Devam Eden Ev Mal Rejimi Tasfiyesi Örnek
Bu hesaplama yöntemini daha iyi açıklayabilmek adına, Serap ve Mert arasında yaşanan örnek bir olayı ele alalım. Örnek Olay:
Serap ve Mert, 01.01.2015 tarihinde evlenmişlerdir ve evlilik birliği içinde taşınmaz edinmişlerdir. 01.01.2020 tarihinde ise Mert adına (tapuda Mert adına tescilli), 300.000 TL peşinat ödenmiş ve kalan 200.000 TL ise banka kredisi kullanılarak toplam 500.000 TL değerinde bir ev satın alınmıştır. Kredi borcu 36 ay vadeli olarak düzenlenmiş ve her ay 5.555,55 TL tutarında ödeme yapılması öngörülmüştür. Taraflar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine, 01.01.2022 tarihinde boşanma davası açılmıştır. Taşınmazın tasfiye tarihindeki değerinin 3.000.000 TL olarak tespit edilmiştir. Bu olayda öne çıkan önemli noktalardan biri, evlilik süresince yapılan peşinat ve taksit ödemelerinin edinilmiş mal kapsamına dahil edilip edilmeyeceğidir. İşte burada Yargıtay’ın yerleşik hesaplama yöntemleri devreye girmektedir.
Evlilik birliği sırasında yapılan peşin ödemeler, Yargıtay içtihatlarına göre edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, 300.000 TL’lik peşinat ödemesi, evlilik süresinde yapıldığı için edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir. Toplam evin değeri 500.000 TL olduğundan, bu peşinat ödemesi %60 oranında edinilmiş mal sayılacaktır. Taşınmazın tasfiye tarihindeki toplam piyasa değeri olan 3.000.000 TL üzerinden hesap yapıldığında, peşinat ödemesinin artık değeri şu şekilde olacaktır: Peşin Ödeme Edinilmiş Mal Değeri: 3.000.000 TL (tasfiye değeri) x 300.000 / 500.000 = 1.800.000 TL Bu durumda, 3.000.000 TL’lik taşınmaz değerinin 1.800.000 TL’si, evlilik süresince yapılan peşin ödemeden kaynaklanan edinilmiş mal değeri olarak belirlenmiştir.
Konut için çekilen 200.000 TL’lik banka kredisine ait 36 ay vadeli taksit ödemelerinin ilk 24 ayı evlilik birliği içinde yapılmıştır. Geriye kalan son 12 aylık taksit ödemesi ise boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleştirilmiştir. Bu durumda, Yargıtay’ın içtihatlarına göre, ilk 24 ay boyunca yapılan ödemeler, edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir. Geriye kalan 12 ay ise Mert’in kişisel malı sayılacaktır. Bu çerçevede, taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri üzerinden bir hesaplama yapılarak edinilmiş mal ve kişisel mal oranı belirlenir: Tasfiye tarihindeki toplam değer olan 3.000.000 TL’den peşinat nedeniyle edinilmiş mal sayılan 1.800.000 TL çıkarıldığında geriye 1.200.000 TL kalır. Bu 1.200.000 TL’lik değerin, evlilik süresince ödenen 24 aylık kısım (%66,66 oranında) edinilmiş mal olarak kabul edilir. Kredi Ödemesinden Kaynaklanan Edinilmiş Mal Değeri: 1.200.000 TL x 24/36 = 800.000 TL
Kalan %33,33 oranındaki kısım (12/36), boşanma sonrası ödendiğinden Mert’in kişisel malı olarak kabul edilir: Kredi Ödemesinden Kaynaklanan Kişisel Mal Değeri: 1.200.000 TL x 12/36 = 400.000 TL
Sonuç olarak, Serap ve Mert’in taşınmazı üzerinden hesaplanan toplam edinilmiş mal değeri; peşin ödemeden kaynaklanan 1.800.000 TL ve kredi ödemelerinden kaynaklanan 800.000 TL olmak üzere toplam 2.600.000 TL’dir. Bu durumda, Serap’ın katılma alacağı olarak talep edebileceği miktar, edinilmiş mal toplamının yarısı olan 1.300.000 TL olarak hesaplanır.
Boşanırken Borcu Ödenmeye Devam Eden Kredili Evin Durumu Sonuç
Bu örnek olayda Yargıtay’ın sağladığı hesaplama yöntemleri, eşlerin evlilik süresinde taşınmaza yaptıkları katkıları dikkate alarak adil bir paylaşımın yapılmasını sağlamaktadır. Özellikle kredili taşınmazlarda, evlilik süresince yapılan her bir ödeme, boşanma sonrası kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımını belirlemek adına önemli bir rol oynar. Bu ayrım, tarafların hak kaybına uğramaması açısından büyük bir önem taşır ve Yargıtay’ın hesaplama yöntemi, evlilik sürecinde her iki eşin yaptığı katkıları hakkaniyetli bir çerçevede değerlendirmektedir. Boşanma davası ile ilgili Boşanma Sürecinde Faturaları Kim Öder Boşanmada Borçlar Ortak Mı? ve Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Kredi Borcu adlı makalelerimizi okuyabilirsiniz.
Sonuç olarak, boşanma sürecinde kredi ödemesi devam eden taşınmazların paylaşımı, Yargıtay’ın titizlikle oluşturduğu hesaplama kriterlerine dayandırılarak gerçekleştirilmektedir. Bu tür davalarda özenle hazırlanan detaylı hesaplamalar, her iki tarafın da yasal haklarını koruma altına alır ve olası anlaşmazlıkların önüne geçer. Baştürk Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak, “Boşanırken Borcu Ödenmeye Devam Eden Kredili Evin Durumu?” konusunda destek sunuyoruz. Av. M. Nur BAŞTÜRK olarak müvekkillerimizin her aşamada yanındayız.





9 Responses
Boşanma kararı aldık ancak hâlâ ödemesi devam eden bir ev kredimiz var. Bu durumda kredili evi nasıl paylaşacağız? Kalan borç ve mülkiyet konusunda nasıl bir yol izlememiz gerektiğini öğrenmek istiyorum.
Sema Hanım, boşanma halinde hâlâ kredisi devam eden bir ev varsa, öncelikle evin güncel piyasa değeri belirlenir, ardından evlilik içinde ödenen kredi miktarı edinilmiş mal kabul edilerek taraflar arasında paylaşılır; kalan kredi borcu ise taraflardan hangisi ödemeye devam edecekse, ödediği miktar oranında evin kalan mülkiyeti onun kişisel malı sayılır ve bu durumda diğer eşin sadece evlilik süresince ödenen kısmı üzerinden katılma alacağı hakkı olur.
Ev almak için 15 yıllığına konut kredisi çektim. 5 yıldır konut kredisi ödemekteyim. 10 yıllık borcum kaldı.Eşim boşanma davası açacağını söyledi.5 yıllık evlilik.birligi içinde ödediğim kredide hakkı var.peki geriye kalan 10 yıllık ödeyeceğim kredi borcundan hak talep edebilir mi.yani sadece beş yıllık hakkını ödersem bir sorun kalırmı.Not.krediyi kendi adıma çektim bide ödemelerinizde kendim yapıyorum.
Mehmet Bey, eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğundan, evlilik birliği içinde ödenen konut kredisi taksitleri edinilmiş mal sayılır ve bu kısım üzerinden eşinizin katılma alacağı hakkı doğar; ancak boşanma davası açıldıktan sonra ödeyeceğiniz kalan 10 yıllık kredi taksitleri artık mal rejimine dahil olmayacağından, bu kısım sizin kişisel malınız sayılır ve eşinizin hak iddia etmesi mümkün değildir.
Merhaba hocam boşanma aşamasındayız ve evin tapusu erkeğin üzerine, kredisi devam ediyor evin. Toplam alış bedelinden yüzde 40 borç kaldı, ödenen yüzde 60’dan katılım
payı alıyorum ama bunun yerine evin borcunu tamamen kapatsak; Evden tam katılım almam mümkün oluyor sanırım. Ama eşim borcu kapatmak istemiyor, tam katılım almamam için art niyet var tamamen. Bu krediyi benim
kapatmamın yasal bir yolu var mı? Bankalar eşe sormadan parayı yatırıp kapatmak istemiyor, arayalım eşinizi kredi kapatmayı onaylamayı teyit icin, ama adam boşanmada hakkimi vermemek icin borcu kapatmama izin vermez. Evin cok komik bir borcu kaldı.Cüzzi bir kalan borç yüzünden,alacağım haktan 2 milyona yakın zararım olacak boşanırsam, ne yapmalıyım hakkımı almak icin?
Merhaba 2019 yılında evlendik 20 yılında 96 ay vadeli 2.140.000 TL bedelle bir ev satın aldık ev inşaat halinde 550.000 TL’sini eşim peşinat olarak verdi kalan 1.500.000’u ben konut kredisi kullandım taksitlerin tamamını ben ödedim ödemeye devam ediyorum 2023 yılı 11. ayda boşanma davası açıldı dava açıldığında 40 taksit ödenmiş aylık 23.500 TL taksit tutarı topu %50 ortak kayıtlı bu malın paylaşımı nasıl olur dava beş yıl sürdüğünü varsayarsak ben beş yıl boyunca kredilerini ödeyip evin artışına direk katkıda bulunan taraf olarak malın değeri belirlenmesi açısından boşanma davası açıldığı tarih mi baz alınacak yoksa boşanma kesinleştiği tarih mi baz alacak boşanma kesinleştiği tarihi baz almaları durumunda burada bir haksızlık olmuyor mu çünkü her geçen yıl kredi tutarı değerini kaybediyor önceden ödediğin yüksek kredi tutarı sonrasında düşük kalıyor eğer ki boşanma davası tarihini baza almıyorsa bu konuda yardımınızı rica edeceğim
Sayın Ümit Bey, evinizin mal paylaşım süreci ve enflasyon karşısındaki değer kaybı endişelerinizle ilgili hukuki durum Yargıtay’ın güncel uygulamalarına göre şu şekilde işlemektedir: Evliliğiniz devam ederken bankadan çektiğiniz 1.500.000 TL tutarındaki konut kredisinin, davanın açıldığı tarihe kadar ödediğiniz 40 aylık kısmı kanunen ‘edinilmiş mal’ sayılarak ortak katkı havuzunda değerlendirilecektir. Taşınmazın değerinin belirlenmesinde boşanma davası açtığınız tarih değil, mal paylaşım davasının sonuçlanacağı (karara bağlanacağı) tarihteki güncel ve artmış rayiç piyasa değeri esas alınacaktır. Burada paranızın enflasyon karşısında erimesi veya eski düşük taksitler nedeniyle haksızlığa uğramanız söz konusu değildir; çünkü sistem, ödediğiniz TL miktarını değil, ödediğiniz kısmın evin o günkü toplam maliyetine (peşinat + kredi) olan ‘yüzdelik oranını’ hesaplar. Bu oran, evin davanın biteceği gündeki milyonlarca liralık güncel piyasa değeriyle çarpılacağı için, siz enflasyona karşı tamamen korunmuş bir şekilde, evin değer artışından reel payınızı almış olacaksınız.
Evin tapusunun %50-50 ortak kayıtlı olması ve eşinizin 550.000 TL peşinat ödemiş olması denkleştirmede hesaba katılacaktır. Sizin açınızdan en önemli detay şudur: Boşanma davası açtığınız (Kasım 2023) tarihinden sonra kalan 5 yıllık sürede bankaya ödemeye devam edeceğiniz tüm kredi taksitleri hukuken tamamen sizin kendi ‘kişisel malınız’ olarak kabul edilir ve eşiniz bu ödemelerden hiçbir hak talep edemez. Mahkeme aşamasında yapılacak hesaplamada, henüz ödenmemiş olan bu devasa kredi borcunuzun güncel karşılığı, evin karar tarihindeki toplam değerinden doğrudan düşülecektir (mahsup edilecektir). Kısacası, davanın açılmasından sonraki borcu tek başınıza üstlendiğiniz için, evin o kadarlık güncel değeri tamamen sizin hanenize yazılacak; yalnızca dava tarihine kadar olan ortak ödemeler ve eşinizin peşinatı üzerinden adil bir oransal paylaşım gerçekleştirilecektir. Sürecin selameti açısından kredi ödeme dekontlarınızı ve tapu kayıtlarınızı güvenle saklamanız yeterlidir.
Merhabalar boşandım ve protokolde kredisi devam eden evimi kredisi bitince karşı tarafa vermeyi kabul ettim,o da krediyi ödemeyi kabul etti. Ama ben evi vermekten vazgeçtim ve krediyi de kendim ödeyeceğim. Bunun hukuki yaptırımı ne olur sonuçta daha edindiğim bir mal değil bu. Vermekten vazgeçtim, protokolde vazgeçerse evin değerini öder yazmış avukat ama şu an ödediğim kısmı daha 250 bin falan. O kadarı verip vazgeçebilir miyim ya da protokolü bozmak için dava açabilir miyim ?
Ezgi Hanım hukuki durumunuzla ilgili atılabilecek adımlar mahkeme kararının kesinleşme durumuna göre tamamen farklılık göstermektedir. Öncelikle, mahkemede boşanma kararı verilmiş olsa dahi bu karar yasal olarak henüz kesinleşmemişse (gerekçeli karar tebliğ edilip istinaf/itiraz süresi dolmamışsa), mahkemeye sunacağınız bir dilekçe ile anlaşmalı boşanmadan tek taraflı vazgeçme hakkınız bulunmaktadır. Bu itirazı yaparsanız dava çekişmeli boşanmaya döner ve imzaladığınız protokol, içindeki evi devretme ve evin değerini ödeme şeklindeki cezai şartla birlikte tamamen iptal olur. Ancak boşanma kararınız kesinleşmişse; kararımdan vazgeçtim diyerek veya keyfi olarak protokolü bozmak için dava açmanız hukuken mümkün değildir. Kesinleşmiş mahkeme kararlarının iptali, ancak karşı tarafın ağır hilesi veya sahte evrak kullanması gibi çok istisnai durumlarda yargılamanın yenilenmesi adı verilen özel bir dava ile olabilmektedir. Öte yandan, ev henüz edindiğim bir mal değil düşünceniz yasal olarak hatalıdır; tapusu adınıza olan ve krediyle ödenen bu ev, üzerindeki ipoteğe rağmen hukuken sizin mülkünüzdür ve protokoldeki devir taahhüdünüz geçerlidir.
Boşanma kararının kesinleştiği senaryoda evi devretmekten vazgeçerseniz, karşı taraf protokoldeki bağlayıcı taahhüdünüze dayanarak size karşı ‘Tapu İptal ve Tescil Davası’ açabilir ve evin mülkiyetini mahkeme zoruyla doğrudan kendi üzerine alabilir. Buna ek olarak, sözleşmeyi ihlal ettiğiniz için protokolde yazan vazgeçerse evin değerini öder şeklindeki cezai şart devreye girer. Sizin kendi inisiyatifinizle şu ana kadar 250 bin TL ödedim, alın bunu ceza olarak vereyim ve sözleşmeden kurtulayım deme hakkınız yasal olarak bulunmamaktadır; çünkü protokolde ceza miktarı olarak evin değeri belirlenmiştir ve icra takibi bu rakam üzerinden başlatılır. Ancak, karşı taraf sizden evin tam değeri kadar devasa bir cezayı talep edip dava açtığında, Borçlar Kanunu gereğince hakime başvurarak bu cezanın fahiş (aşırı yüksek) cezai şart olduğunu ve ekonomik mahvınıza yol açacağını belirterek, ceza bedelinde hakkaniyete uygun ciddi bir indirim yapılmasını talep etme yönünde çok güçlü bir yasal hakkınız mevcuttur.