Evlilik birliği, eşlerin birbirine karşı saygı, sevgi ve sadakat yükümlülükleri üzerine kurulu olsa da, maalesef fiziksel şiddet olayları bu kutsal yapıyı temelinden sarsabilmektedir. Toplumumuzda ve hukuk sistemimizde, eşlerden birinin diğerinin vücut bütünlüğüne zarar vermesi, sadece bir suç değil, aynı zamanda en ağır boşanma sebeplerinden biri olarak kabul edilir. Darptan dolayı boşanma, şiddete maruz kalan tarafın hem can güvenliğini sağlamak hem de evlilik birliğini hukuki olarak sonlandırmak için başvurduğu, manevi ve maddi sonuçları oldukça ağır olan bir dava türüdür. Bu makale, şiddet döngüsünden çıkmak isteyen ve hukuki haklarını arayan potansiyel müvekkillerimiz için, sürecin nasıl işlediğini, hangi delillerin kullanıldığını ve tazminat haklarını detaylandırmak amacıyla hazırlanmıştır.
Fiziksel şiddet, sadece tokat atmak veya vurmakla sınırlı kalmayıp; itmek, sarsmak, saç çekmek, boğaz sıkmak veya cisim fırlatmak gibi bedensel bütünlüğü ihlal eden her türlü eylemi kapsar. Türk Medeni Kanunu’na göre, bu tür davranışlar evlilik birliğinin devamını imkansız hale getiren “tam kusur” sayılır. Darptan dolayı boşanma davası açmaya hazırlanan bir birey için en kritik aşama, yaşanan bu travmatik olayların hukuki zeminde doğru bir şekilde ispatlanması ve mahkemeye sunulmasıdır. Zira aile mahkemeleri, duygusal anlatımlardan ziyade, somut delillere ve hukuki nitelemelere göre karar vermektedir.
Türk Medeni Kanunu’nda Darptan Dolayı Boşanma Sebepleri ve Madde Seçimi
Hukuk sistemimizde boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olarak ikiye ayrılır. Darptan dolayı boşanma talepli bir davada, avukatınızın belirleyeceği strateji davanın seyrini değiştirebilir. Eğer uygulanan şiddet “hayata kast” (öldürmeye teşebbüs) veya “pek kötü muamele” (işkence, eziyet) boyutundaysa, TMK 162. maddeye dayanarak “özel boşanma sebebi” ile dava açılabilir. Bu maddeye dayanmanın en büyük avantajı, şiddet ispatlandığında hakimin takdir yetkisinin sınırlı olması ve doğrudan boşanmaya hükmedilmesidir. Ancak bu maddede, olayın üzerinden 6 ay geçmesi veya mağdurun eşini affetmesi durumunda dava hakkının düşmesi gibi ciddi riskler bulunur.
Bu nedenle uygulamada sıklıkla tercih edilen yol, TMK 166. madde kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” nedenine dayanmaktır. Bu genel boşanma sebebi, şiddet olaylarını da kapsar ve hak düşürücü sürelere takılmadan dava açılmasına olanak tanır. Darptan dolayı boşanma sürecinde, şiddetin süreklilik arz etmesi veya tek bir seferde dahi olsa evliliği çekilmez kılması, hakimin boşanma kararı vermesi için yeterlidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, fiziksel şiddet uygulayan eş, kendisine sözlü hakaret eden eşe göre her zaman daha ağır kusurlu sayılmaktadır. Çünkü fiziksel bütünlüğe saldırı, kişilik haklarına yapılan en ağır ihlal olarak değerlendirilir.
Darptan Dolayı Boşanma Davalarında Kritik İspat Araçları ve Deliller
Boşanma davalarında “iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir” kuralı geçerlidir. Darptan dolayı boşanma davasında elinizi güçlendirecek en önemli delil, hiç şüphesiz ki darp raporudur. Şiddet olayının hemen ardından bir sağlık kuruluşuna başvurarak alınan ve vücuttaki ekimoz, sıyrık, kızarıklık gibi izleri belgeleyen bu rapor, mahkeme nezdinde şiddetin inkar edilemez kanıtıdır. Ancak raporun alınamadığı durumlarda dahi, şiddet olgusu tanık beyanları, olay anına ait fotoğraflar veya şiddet uygulayan eşin “özür dilerim, bir daha vurmayacağım” şeklindeki mesajlarıyla da ispatlanabilir.
Teknolojinin gelişimiyle birlikte dijital deliller de büyük önem kazanmıştır. Eşinizin şiddet uyguladığını kabul ettiği WhatsApp yazışmaları, olay anında alınan ses kayıtları (hukuka uygunluk sınırları dahilinde) veya komşuların tanıklığı, darptan dolayı boşanma davasının kazanılmasında kilit rol oynar. Özellikle aile içi şiddet olaylarında, olayın mahremiyeti nedeniyle görgü tanığı bulmak zor olabilir; bu durumlarda “duyum tanığı” yerine, olayın hemen sonrasındaki mağduriyet anını gören (ağlayan, yüzü şişmiş halini gören) tanıkların beyanları Yargıtay tarafından dikkate alınmaktadır.
6284 Sayılı Kanun ve Koruma Tedbirlerinin Davaya Etkisi
Şiddet mağduru müvekkillerimiz için öncelik her zaman can güvenliğidir. Bu noktada 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun devreye girer. Darptan dolayı boşanma davası açılmadan önce veya dava ile birlikte, şiddet uygulayan eş hakkında “uzaklaştırma kararı” talep edilebilir. Bu karar için darp raporu şart değildir; mağdurun beyanı esas alınır ve hakim ivedilikle karar verir. Uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayanın evden, iş yerinden ve çocuklardan uzak durmasını sağlar.
Bu koruma tedbirleri sadece fiziksel güvenliği sağlamakla kalmaz, aynı zamanda boşanma davasında şiddet iddiasının ciddiyetini de gösterir. Hakkında uzaklaştırma kararı verilen ve bu kararı ihlal ettiği için “zorlama hapsi” ile cezalandırılan bir eşin, boşanma davasında “ben şiddet uygulamadım” savunması yapması inandırıcılığını yitirecektir. Bu nedenle, şiddet olayının hemen ardından kolluk kuvvetlerine başvurmak ve 6284 sayılı yasa kapsamındaki hakları kullanmak, hukuki sürecin başarısı için elzemdir.
Darptan Dolayı Boşanma Davasında Tazminat ve Mali Sonuçlar
Fiziksel şiddet, sadece evliliği bitiren bir sebep değil, aynı zamanda kişilik haklarına yapılmış ağır bir saldırıdır. Bu nedenle darptan dolayı boşanma davalarında mağdur eş lehine ciddi miktarlarda manevi tazminata hükmedilir. Manevi tazminat, yaşanan acının, korkunun ve aşağılanmışlık hissinin bir nebze olsun telafi edilmesini amaçlar. Yargıtay kararlarında, eşini döven, yaralayan veya sürekli fiziksel baskı altında tutan tarafın, diğer eşe yüklü miktarda manevi tazminat ödemesi gerektiği istikrar kazanmıştır.
Bununla birlikte, şiddet nedeniyle evliliği biten eş, evlilik devam etseydi elde edeceği maddi menfaatlerden mahrum kaldığı için “maddi tazminat” da talep edebilir. Şiddet uygulayan eş, “tam kusurlu” veya “ağır kusurlu” sayılacağı için, tazminat ödemekten kaçınamaz. Ayrıca, boşanma süresince mağdur eşin geçimi için “tedbir nafakası” ve boşanma kesinleştikten sonra eğer yoksulluğa düşecekse “yoksulluk nafakası” bağlanması da mümkündür. Şiddet uygulayan tarafın kusurlu olması, onun yoksulluk nafakası talep etme hakkını da ortadan kaldırır.
Velayet Konusunda Çocuğun Üstün Yararı ve Şiddetin Rolü
Birçok anne veya baba için en büyük endişe kaynağı çocukların velayetidir. Darptan dolayı boşanma davalarında hakim, velayeti belirlerken “çocuğun üstün yararı” ilkesini gözetir. Eşine şiddet uygulayan bir kişinin, çocuklarına karşı da potansiyel bir tehdit oluşturabileceği veya çocuğun şiddet ortamında büyümesinin psikolojik gelişimini olumsuz etkileyeceği kabul edilir. Bu nedenle, şiddet uygulayan ebeveynin velayeti alma ihtimali oldukça düşüktür.
Yargıtay, eşine şiddet uygulayan babanın (veya annenin), çocukla kişisel ilişki kurarken dahi kısıtlanması gerektiği yönünde kararlar verebilmektedir. Eğer şiddet doğrudan çocuğa da yönelmişse, velayet hakkı kesinlikle şiddet uygulayan tarafa verilmez. Mahkeme, pedagog raporları ve sosyal inceleme raporları doğrultusunda, çocuğun fiziksel ve ruhsal olarak en güvende olacağı ebeveynin yanında kalmasına hükmeder. Bu süreçte, şiddetin belgelenmesi velayet savaşının kazanılmasında belirleyici faktördür.
Boşanma Davasının Maliyeti ve Süreç Hakkında Bilinmesi Gerekenler
2026 yılı projeksiyonlarına göre, bir boşanma davasının maliyeti harçlar, bilirkişi ücretleri ve tebligat giderleri dahil olmak üzere ortalama 4.000 TL ile 5.500 TL arasında değişen mahkeme masraflarını içermektedir. Ancak bu tutar, davanın karmaşıklığına, tanık sayısına ve pedagog incelemelerine göre artabilir. Darptan dolayı boşanma davaları, “çekişmeli boşanma” statüsünde olduğu için, sürecin titizlikle yönetilmesi ve profesyonel destek alınması gerekmektedir. Avukatlık ücretleri ise davanın zorluğuna ve harcanacak mesaiye göre belirlenmekte olup, İstanbul gibi büyükşehirlerde asgari tarifelerin üzerinde seyredebilmektedir.
Eğer maddi durumunuz avukat tutmaya elverişli değilse, devletin sağladığı “Adli Yardım” mekanizmasından faydalanabilirsiniz. Şiddet mağduru olduğunuzu ve maddi imkansızlığınızı belgelediğinizde, Baro tarafından size ücretsiz avukat atanabilir ve mahkeme masraflarından muaf tutulabilirsiniz. Bu, adalete erişimin önündeki engelleri kaldıran önemli bir haktır.
Darptan Dolayı Boşanma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Darp raporu almadım, şahitlerimle boşanma davası açabilir miyim?
Evet, darptan dolayı boşanma davası açmak için darp raporu tek şart değildir. Olayı gören tanıklar, mesajlar, fotoğraflar ve polis tutanakları ile de şiddet ispatlanabilir. Hakim, tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.
Eşim bana vurdu ama ben de ona bağırdım, haklı çıkar mıyım?
Yargıtay uygulamasına göre, fiziksel şiddet “ağır kusur” sayılırken, sözlü tepkiler veya hakaretler daha hafif kusur sayılabilir veya “tepkisel davranış” olarak değerlendirilip kusur sayılmayabilir. Fiziksel şiddet uygulayan taraf genellikle daha ağır kusurlu kabul edilir ve tazminat ödemeye mahkum edilir.
Uzaklaştırma kararı aldırdım, bu boşanmayı kolaylaştırır mı?
Kesinlikle. Uzaklaştırma kararı, şiddet iddiasının resmi makamlarca ciddiye alındığını gösteren bir karinedir. Bu karar, boşanma dosyanıza delil olarak sunulduğunda, şiddet vakıasının varlığı konusunda hakimde güçlü bir kanaat oluşturur.
Şiddet nedeniyle hemen boşanabilir miyim, süreç ne kadar sürer?
Çekişmeli davalar delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi nedeniyle ortalama 1,5 ile 3 yıl arasında sürebilir. Ancak bu süre zarfında mahkeme, sizin ve çocuklarınızın güvenliği ile geçimi için gerekli tedbir kararlarını (nafaka, velayet, konut tahsisi) davanın başında verir.
Sonuç
Fiziksel şiddet, insan haklarına aykırı bir durumdur ve evlilik birliği içinde tolere edilmesi hukuken ve vicdanen mümkün değildir. Darptan dolayı boşanma, mağdurun şiddet sarmalından kurtularak onurlu bir hayata adım atması için en güçlü hukuki yoldur. Bu süreçte, duygusal baskılara boyun eğmemek, delilleri sıcağı sıcağına toplamak ve hukuki prosedürleri hatasız işletmek hayati önem taşır. Şiddet uygulayanın “tam kusurlu” sayıldığı bu davalarda, maddi ve manevi tazminat haklarınızın saklı olduğunu unutmamalısınız.
Özellikle İstanbul gibi karmaşık ve yoğun yargı çevrelerinde, usul hataları yapmadan, hak kaybına uğramadan süreci yönetmek için alanında uzman bir Avukat İstanbul desteği almak, davanın sonucunu doğrudan etkileyecektir. Yalnız değilsiniz; hukuk sistemi ve yasalar, şiddet mağdurlarının yanındadır. Geleceğinizi güvence altına almak, çocuklarınız ve kendiniz için şiddetsiz bir yaşam kurmak adına, tecrübeli bir Avukat İstanbul ile iletişime geçerek hukuki mücadelenizi başlatabilirsiniz.





