Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi

Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan denetimler sonucunda, eşinden boşandığı halde fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen binlerce vatandaşımız, yetim aylıklarının kesilmesi ve geriye dönük yüklü borçlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, sadece ekonomik bir yıkım değil, aynı zamanda manevi bir çöküntü yaratmakta ve kişileri karmaşık bir hukuk mücadelesinin içine sürüklemektedir. Özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde yaşayan hak sahipleri için sürecin yönetimi çok daha kritiktir. Hakkınızı aramak ve kesilen maaşınızı geri almak için yola çıktığınızda, karşınıza çıkacak en önemli soru işareti Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi olmaktadır. Bu makalede, bir sabah kapınıza gelen denetmenle başlayan bu zorlu sürecin tüm detaylarını, mahkemelerin işleyişini, nasıl savunma yapmanız gerektiğini ve davanın ne kadar süreceğini, profesyonel bir bakış açısıyla ve potansiyel müvekkillerimizin en çok merak ettiği sorular ışığında inceleyeceğiz.

Sosyal Güvenlik Kurumu Denetim Süreci ve Aylık Kesme İşlemi

Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi, suistimalleri önlemek adına son yıllarda oldukça katı denetim mekanizmaları geliştirmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların gelir ve aylıklarının kesileceğini açıkça hüküm altına almıştır. Süreç genellikle “Alo 170” hattına yapılan isimsiz bir ihbarla veya Kurumun veri tabanındaki çapraz kontrollerle başlar. Hakkınızda bir inceleme başlatıldığında, Sosyal Güvenlik Denetmenleri genellikle habersiz bir şekilde ikamet adresinize gelerek, evde kimin yaşadığını, dolaplardaki kıyafetlerden banyodaki tıraş takımlarına kadar detaylıca incelerler.   

Bu denetimler sırasında vatandaşlarımızın yaşadığı panik ve korku, maalesef aleyhe sonuç doğuracak tutanakların imzalanmasına neden olabilmektedir. Denetmenlerin hazırladığı raporlar, aksi ispat edilene kadar geçerli belge niteliğindedir. Eğer raporda “fiili birliktelik tespit edilmiştir” denilirse, SGK İl Müdürlüğü hızla harekete geçerek hem ödenmekte olan yetim aylığını keser hem de geriye dönük 10 yıla kadar varan ödemeleri yasal faiziyle birlikte borç olarak tahakkuk ettirir. İşte bu noktada, hukuk mücadelesi kaçınılmaz hale gelir ve mağdurlar için Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi hayati bir önem kazanmaya başlar.   

İstanbul İş Mahkemelerinde Dava Açma Süreci ve Görevli Mahkeme

SGK’nın aylık kesme ve borç çıkarma işlemine karşı açılacak davalarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Dava, Kurum işleminin iptali, borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) ve kesilen aylıkların yeniden bağlanması taleplerini içermelidir. İstanbul’da bu davalar, ikametgahınızın bulunduğu bölgeye göre Çağlayan (İstanbul Adliyesi), Kartal (Anadolu Adliyesi) veya Bakırköy gibi büyük adliyelerdeki İş Mahkemelerinde görülmektedir.   

İstanbul’daki İş Mahkemelerinin iş yükü, Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Bir hakimin baktığı dosya sayısının fazlalığı, duruşma aralarının uzamasına ve dolayısıyla Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi olarak adlandırdığımız toplam yargılama zamanının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, davanın en başında dilekçelerin eksiksiz hazırlanması, delillerin tam sunulması ve usuli hataların yapılmaması, davanın kaderini belirleyen en önemli faktördür. Yanlış açılan bir dava veya eksik bildirilen bir delil, sürecin yıllarca uzamasına ve mağduriyetinizin katlanarak artmasına yol açabilir.

Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi ve Yargılama Aşamalarının Detayları

Müvekkillerimizin en sık sorduğu “Davayı ne zaman kazanırım?” sorusunun cevabı, yargılamanın aşamalarında gizlidir. Ortalama bir Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi, yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay aşamaları dahil olmak üzere İstanbul şartlarında 3 ila 5 yıl arasında değişebilmektedir. Bu süreyi etkileyen temel faktörleri ve aşamaları şu şekilde sıralayabiliriz:

Öncelikle dava açıldıktan sonra “dilekçeler teatisi” denilen karşılıklı cevap verme aşaması başlar. Bu aşama yaklaşık 3-4 ay sürer. Ardından mahkeme, delillerin toplanması için “ön inceleme duruşması” yapar. Asıl zaman alan kısım ise “tahkikat” aşamasıdır. Bu aşamada mahkeme; Emniyet Müdürlüğü’nden kolluk araştırması ister, komşuları tanık olarak dinler, elektrik-su-doğalgaz aboneliklerini inceler ve seçmen kayıtlarına bakar. Tüm bu verilerin toplanması İstanbul gibi büyük bir şehirde bürokratik yavaşlıklar nedeniyle 1.5 – 2 yılı bulabilir.

Yerel mahkeme kararını verdikten sonra, kaybeden taraf (genellikle SGK kurum avukatları her dosyayı istinaf eder) dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) taşır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ndeki yoğunluk nedeniyle dosyanın incelenmesi de ortalama 1.5 – 2 yıl sürebilmektedir. Eğer karar burada da kesinleşmezse, dosya Yargıtay’a gider. Tüm bu aşamalar toplandığında Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi sabır ve profesyonel takip gerektiren uzun bir maratona dönüşür.   

Fiili Birliktelik İddiasına Karşı Delillerin Toplanması ve İspat Yükü

Bu davalarda ispat yükü, SGK’nın “aksi sabit oluncaya kadar geçerli” raporu nedeniyle davacıya, yani vatandaşa düşmektedir. Mahkemeyi, boşandığınız eşinizle birlikte yaşamadığınıza ikna etmeniz gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, sadece ikametgah kaydının (MERNİS) farklı olması yeterli değildir; fiili durumun hayatın olağan akışına uygun olması gerekir.   

Avukatınızın sunacağı deliller, davanın seyrini ve Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi kısalığını doğrudan etkiler. Örneğin, boşandığınız eşinizin başka bir şehirde çalıştığını ispatlayan işyeri kayıtları, sizin yaşadığınız evdeki faturaların kendi adınıza olması ve düzenli ödenmesi, çocukların okul kayıtlarındaki veli adresleri gibi somut belgeler mahkeme heyetinin kanaatini güçlendirir.

Ayrıca tanık beyanları bu davalarda kilit rol oynar. Özellikle “kamu tanığı” sayılan muhtar ve apartman yöneticisinin beyanları, akraba veya arkadaş beyanlarından çok daha değerlidir. Eğer komşularınız “Biz beyefendiyi hiç görmüyoruz” veya “Sadece çocukları almaya gelir” şeklinde beyan verirse, SGK’nın “birlikte yaşıyorlar” iddiası çürütülmüş olur. Profesyonel bir hukuk desteği, hangi tanığın dinletileceği ve tanıklara hangi soruların sorulması gerektiği konusunda stratejik bir yol haritası sunar.   

Ceza Davası Tehdidi ve TCK 158 Kapsamında Dolandırıcılık Suçlaması

SGK, muvazaalı boşanma tespiti yaptığında sadece hukuk davası ile yetinmez; aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak kişi hakkında “Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık” (TCK 158/1-e) suçundan ceza davası açılmasını talep eder. Bu durum, müvekkillerimiz üzerinde büyük bir psikolojik baskı yaratır. Hapis cezası alma korkusu, hukuk davasındaki haklı mücadeleyi gölgeleyebilir.   

Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili ceza daireleri, boşanmanın mahkeme kararıyla gerçekleşen resmi bir işlem olduğunu, kişilerin boşandıktan sonra birlikte yaşamasının “hileli davranış” sayılamayacağını ve özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek genellikle beraat kararları vermektedir. Ceza davasından beraat etmek önemlidir ancak hukuk davasını otomatik olarak kazanacağınız anlamına gelmez. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir. Bu nedenle ceza ve hukuk davalarının, uzman bir avukat tarafından koordineli bir şekilde yürütülmesi gerekir.   

Yüksek Faiz Yükü ve Geriye Dönük Borç Hesaplamaları

SGK davalarında kaybedilen her gün, mali yükü ağırlaştırmaktadır. Kurum, yersiz ödediği aylıkları geri isterken “kanuni faiz” uygular. Ancak muvazaalı boşanma iddiasında “kötü niyet” unsuru varsayıldığı için, faiz başlangıç tarihi “ödemenin yapıldığı tarih” olarak kabul edilir ,. Yani 10 yıl önce aldığınız 1.000 TL’lik bir maaş için, 10 yıllık faiz işletilir.   

Enflasyonist ortamda faiz oranlarının güncellenmesiyle birlikte, 100.000 TL’lik bir ana para borcu, dava sonunda 400.000 TL – 500.000 TL gibi rakamlara ulaşabilmektedir. Ayrıca, o dönemde yararlanılan sağlık hizmetlerinin bedelleri de faiziyle geri istenir. Bu devasa mali risk, davanın mutlaka kazanılması gerektiğini, aksi takdirde bir ömür boyu sürecek bir borç sarmalına girileceğini göstermektedir. Etkin bir savunma ile davanın kazanılması durumunda ise, tüm bu borçlar silinir ve kesilen aylıklar, kesildiği tarihten itibaren işleyen faiziyle birlikte toplu olarak geri alınır.   

Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi Kısaltılabilir mi?

Yargılamanın uzun sürmesi sistemik bir sorun olsa da, doğru hukuki stratejilerle Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi optimize edilebilir. Deneyimli bir avukat, mahkemenin yazacağı müzekkereleri (kurumlara yazılan yazılar) elden takip ederek tebligat sürelerini kısaltabilir. Bilirkişi raporlarına yapılacak yerinde ve teknik itirazlar, dosyanın gereksiz yere ek raporlara gitmesini engelleyebilir.

Ayrıca, davanın başında “Delil Tespiti” gibi usuli imkanların kullanılması veya emsal Yargıtay kararlarının dosyaya zamanında sunulması, hakimin kanaat oluşturmasını hızlandırabilir. Unutulmamalıdır ki, pasif bir takiple yıllarca sürecek bir dava, proaktif bir avukatlık hizmetiyle makul sürelere çekilebilir. İstanbul’da adliyelerin işleyişini bilen, hangi kalemin ne zaman müsait olduğunu kestirebilen ve süreci yakından takip eden bir hukuk bürosu ile çalışmak, size zaman ve para kazandıracaktır.

Boşanma Sonrası Doğan Çocuk ve Eşle Görüşme Sıklığı

Yargıtay kararlarında davanın kaderini kesin olarak belirleyen bazı “kırmızı çizgiler” vardır. Bunlardan en önemlisi, boşanma tarihinden sonra, boşandığı eşinden bir çocuk sahibi olmaktır. Yargıtay, boşanma sonrası dünyaya gelen müşterek çocuğu, “fiili birlikteliğin kesin kanıtı” olarak kabul eder ve bu durumda davanın reddedilmesi gerektiğine hükmeder. Bu durumda olan dosyaların kazanılma ihtimali neredeyse yoktur.   

Ancak, çocukların ihtiyaçları için görüşmek, hafta sonu babanın çocukları alması veya hastalık gibi zorunlu durumlarda bir araya gelmek “fiili birliktelik” sayılmaz. İnsani ilişkilerin devam etmesi, karı-koca hayatının devam ettiği anlamına gelmez. Mahkemede bu ayrımın iyi yapılması, görüşmelerin “yaşam ortaklığı” boyutuna varmadığının, sadece “ebeveynlik görevi” kapsamında kaldığının ispatlanması gerekir. Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi boyunca bu argümanların tutarlı bir şekilde savunulması şarttır.

İstanbul’da Doğru Avukat Seçimi ve Stratejik Önemi

İstanbul, binlerce avukatın bulunduğu büyük bir havuzdur ancak Sosyal Güvenlik Hukuku, teknik detayları ve sürekli değişen mevzuatı ile özel uzmanlık gerektiren bir alandır. Her avukat boşanma davası alabilir ancak her avukat SGK’nın rücu davalarında ve idari işlemin iptali davalarında yetkinliğe sahip olmayabilir. “Avukat İstanbul” aramasında karşınıza çıkan seçenekler arasında, özellikle İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanında tecrübesi olan, Yargıtay’ın güncel içtihatlarını takip eden ve emsal kararlara hakim hukuk bürolarını tercih etmeniz hayati önem taşır.

Uzman bir avukat, sadece mahkemede sizi savunmakla kalmaz; aynı zamanda SGK ile yapılacak yazışmaları yönetir, olası bir yapılandırma sürecinde danışmanlık verir ve ceza davası sürecini hukuk davasıyla paralel götürerek hak kaybınızı önler. Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi ne kadar uzun olursa olsun, yanınızda güvenilir bir hukuk partnerinin olması, bu zorlu süreci psikolojik olarak da daha kolay atlatmanızı sağlar.

Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi Sonuç

Muvazaalı boşanma iddiasıyla yetim aylığının kesilmesi, hukuki, mali ve sosyal boyutları olan karmaşık bir sorundur. Devletin denetim yetkisi ile bireyin özel hayatın gizliliği hakkı arasındaki bu ince çizgide, haklı olanın hakkını alabilmesi için güçlü bir hukuki savunma şarttır. SGK’nın “borçlusunuz” demesi, gerçekten borçlu olduğunuz anlamına gelmez; bu sadece idari bir tespittir ve mahkeme kararıyla iptal edilebilir.

Eğer siz de böyle bir durumla karşı karşıyaysanız, zaman kaybetmeden, tebligat sürelerini kaçırmadan harekete geçmelisiniz. Unutmayın, Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi uzun ve meşakkatli bir yoldur; ancak doğru pusula ile aydınlığa çıkmak mümkündür.

Bu süreçte İstanbul’da profesyonel destek almak, hak kaybı yaşamamanız için en kritik adımdır. Avukat İstanbul arayışınızda, konuya hakim, tecrübeli ve size özel stratejiler geliştirebilecek bir ekiple çalışmak, geleceğinizi güvence altına alacaktır. Hukuki mücadelenizde yalnız değilsiniz; uzman bir Avukat İstanbul desteği ile yetim aylığınızı geri alabilir ve haksız borçlardan kurtulabilirsiniz.

Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi Sık Sorulan Sorular

Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi ne kadar sürer? 

İstanbul’daki İş Mahkemelerinin yoğunluğu, istinaf ve Yargıtay süreçleri dikkate alındığında, ortalama Muvazaalı Boşanma SGK Dava Süresi 3 ile 5 yıl arasında değişmektedir. Bu süre dosyanın durumuna ve toplanacak delillere göre uzayıp kısalabilir.

Boşandığım eşimle aynı evde yaşamıyorum ama aynı apartmandayım, aylığım kesilir mi? 

Aynı apartmanda veya çok yakın adreste oturmak, SGK tarafından şüpheyle karşılanır ancak tek başına aylık kesme sebebi değildir. Önemli olan “ekonomik ve fiili bütünlüğün” devam edip etmediğidir. Hayatın olağan akışına uygun bir ayrılık olduğunu ispatlamanız gerekir.

Ceza davasından beraat edersem borcum silinir mi? 

Hayır, otomatik olarak silinmez. Ceza mahkemesindeki beraat kararı (dolandırıcılık kastı olmadığı için), hukuk mahkemesini bağlamaz. Hukuk davasında ayrıca “fiili birliktelik olmadığını” ispatlamanız gerekir.

Dava süresince kesilen maaşlarımı alabilir miyim? 

Dava devam ederken genellikle maaş ödenmez. Ancak davayı kazandığınızda, davanın başından sonuna kadar birikmiş olan tüm maaşlarınızı yasal faiziyle birlikte toplu olarak geri alabilirsiniz.

SGK denetmenleri eve geldiğinde içeri almak zorunda mıyım? 

Konut dokunulmazlığı anayasal bir haktır. Mahkeme kararı olmadan kimse zorla evinize giremez. Ancak denetmenlerin görevini yapmasını engellemek veya bilgi vermekten kaçınmak, hakkınızda “şüpheli durum” kanaati oluşmasına neden olabilir ve tutanaklara bu şekilde yansıyabilir.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir