Türk Aile Hukuku pratiğinde boşanma davalarının en çok merak edilen ve üzerine en çok spekülasyon yapılan konularının başında nafaka yükümlülüğü gelmektedir. Özellikle müşterek çocuğun bulunmadığı evliliklerin sona ermesi sürecinde, taraflar arasında maddi sonuçların nasıl şekilleneceği büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Toplumda kulaktan kulağa yayılan “çocuk yoksa nafaka ödenmez” şeklindeki yanlış bilgi, birçok kadının hak kaybına uğramasına neden olmaktadır. Oysa hukuk sistemimiz nafaka hakkını biyolojik bir bağa veya çocuk varlığına değil, evlilik birliğinin getirdiği dayanışma sorumluluğuna ve boşanma sonrası oluşacak yoksulluk riskine dayandırmaktadır. Bu kapsamlı rehber, çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır sorusuna 2026 yılı asgari ücret verileri, enflasyon oranları ve Yargıtay’ın en son emsal kararları ışığında net yanıtlar vermek üzere hazırlanmıştır.
Boşanma sürecine giren bireylerin en büyük endişesi, hayat standartlarını kaybetme korkusudur. Türk Medeni Kanunu, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafı, kusuru daha ağır olmamak şartıyla koruma altına almıştır. Bu koruma mekanizması, çocuğun varlığından tamamen bağımsız işlemektedir. Bu makalede, İstanbul gibi büyükşehirlerdeki mahkeme uygulamaları, yeni yargı paketlerinin getirdiği arabuluculuk şartları ve nafaka hesaplama yöntemleri detaylandırılacaktır. Amacımız, hukuki süreci şeffaflıkla yönetmek isteyenler için güvenilir bir kaynak oluşturmaktır.
Türk Hukuk Sisteminde Çocuğu Olmayan Kadın Ne Kadar Nafaka Alır
Nafaka miktarı kanunlarda sabit bir rakam olarak yazmaz, bunun yerine hakimin takdir yetkisi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile belirlenen dinamik bir yapısı vardır. Temel kural, boşanma ile yoksulluğa düşecek olan eşin, diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilmesidir. Çocuğu olmayan bir kadın için iştirak nafakası söz konusu olmadığından, tüm odak noktası “yoksulluk nafakası” ve dava sürecindeki “tedbir nafakası” üzerinde toplanır.
Mahkemeler çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır sorusunu yanıtlarken öncelikle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını (SED araştırması) derinlemesine inceler. Burada kadının çalışıp çalışmadığı, geliri varsa bu gelirin onu yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı, erkeğin ödeme gücü, tarafların evlilik içindeki yaşam standartları ve evliliğin süresi gibi kriterler devreye girer. Özellikle 2026 yılı itibarıyla net 28.075,50 TL olarak belirlenen asgari ücret, nafaka hesaplamalarında temel bir referans noktası haline gelmiştir. Mahkemeler, nafaka yükümlüsünün gelirinin belirli bir yüzdesini nafaka olarak takdir ederken, bu yeni ekonomik verileri baz almaktadır.
Kusur Durumunun Nafakaya Etkisi ve Tüp Bebek Tedavisi Kararları
Yoksulluk nafakası alabilmenin en kritik şartı, talep eden eşin boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten “daha fazla kusurlu” olmamasıdır. Eşit kusur halinde dahi kadın nafaka alabilirken, ağır kusurlu olması durumunda bu hakkını kaybeder. Çocuksuz evliliklerde kusur tartışması genellikle “çocuk sahibi olamama” veya “çocuk istememe” ekseninde dönmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin son dönemde verdiği emsal kararlar, çocuk sahibi olma konusundaki anlaşmazlıkları kusur sayma eğilimindedir. Özellikle tıbbi bir zorunluluk olmaksızın tüp bebek tedavisini reddeden, eşinin çocuk sahibi olma arzusunu sebepsiz yere geri çeviren taraf, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurlu kabul edilmektedir. Eğer boşanma davasında kadının tüp bebek tedavisinden keyfi olarak kaçındığı ve bu sebeple boşanmaya yol açtığı ispatlanırsa, kadın “tam kusurlu” veya “ağır kusurlu” sayılarak nafaka hakkını kaybedebilir. Bu nedenle çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır araştırması yapan kişilerin, öncelikle kusur durumlarını bir uzman avukatla analiz etmeleri hayati önem taşır.
Kısa Süreli Evliliklerde Toptan Ödeme Devrimi
Çocuksuz evlilikler bazen çok kısa sürebilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daireleri, hakkaniyet ilkesi gereği, çok kısa süren (örneğin 1-2 yıl veya daha az) ve çocuksuz evliliklerde “süresiz nafaka” yerine “toptan ödeme” yapılması yönünde içtihatlar geliştirmektedir. Örneğin sadece 14 ay süren bir evlilik için yıllarca sürecek bir nafaka borcu çıkarmak yerine, mahkemeler toplu bir tazminat ve nafaka bedelinin defaten (tek seferde) ödenmesine hükmedebilmektedir.
Bu uygulama, çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır sorusuna verilecek cevabı “aylık ödeme” formatından “tek seferlik toplu ödeme” formatına dönüştürebilir. Toptan ödeme, kadının eline toplu bir para geçmesini sağlarken, erkeği de ömür boyu sürecek bir borç yükünden ve her yıl artan nafaka artış davalarından kurtarmaktadır. Toptan ödemenin miktarı belirlenirken kadının yaşı, eğitim durumu, yeniden evlenme ihtimali ve erkeğin alım gücü gibi faktörler matematiksel bir hassasiyetle değerlendirilir.
2026 Ekonomik Verileriyle Nafaka Hesaplama Yöntemleri
2026 yılına girerken yaşanan yüksek enflasyon ve asgari ücret artışları, nafaka miktarlarını doğrudan etkilemiştir. Mahkemeler, nafaka miktarını belirlerken erkeğin net geliri üzerinden bir oranlama yapma yoluna gitmektedir. Çocuğu olmayan bir kadın için hükmedilecek yoksulluk nafakası, genellikle erkeğin maaşının %20’si ile %25’i arasında değişen oranlarda takdir edilmektedir, ancak bu oran kesin bir kural değildir.
Güncel asgari ücretin net 28.075,50 TL olduğu bir senaryoda çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır sorusuna tahmini rakamlarla şu şekilde yanıt verilebilir:
Eğer koca asgari ücretli bir çalışansa, mahkemeler genellikle erkeğin de geçimini sürdürmesi gerektiğini gözeterek 5.000 TL ile 7.000 TL bandında bir nafakaya hükmedebilir. Bu miktar, kadının barınma ve beslenme gibi en temel ihtiyaçlarına katkı sunmak amacını taşır.
Eğer kocanın geliri ortalama düzeyde ise (örneğin 60.000 TL – 70.000 TL), nafaka miktarı 12.000 TL ile 18.000 TL arasına yükselebilir. Burada amaç, kadının evlilik birliği içerisindeki yaşam standardının, boşanma sonrasında ani ve dramatik bir şekilde düşmesini engellemektir.
Kocanın gelirinin yüksek olduğu (örneğin 150.000 TL ve üzeri) durumlarda ise nafaka miktarı 30.000 TL – 40.000 TL seviyelerine çıkabilir. Ancak Yargıtay, nafakanın bir “zenginleşme aracı” olmaması gerektiği ilkesini benimser. Yani kadının ihtiyacını aşan fahiş miktarlara hükmedilmez. Bu noktada deneyimli bir avukatın yapacağı gelir tespiti ve delil sunumu, rakamın belirlenmesinde belirleyici rol oynar.
Çalışan Kadın Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Toplumda “kadın çalışıyorsa nafaka alamaz” şeklinde yanlış bir inanış vardır. Oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun istikrarlı kararlarına göre, kadının asgari ücretle çalışıyor olması, onu yoksulluktan tam anlamıyla kurtaran bir olgu olarak kabul edilmemektedir. Asgari ücret, yoksulluk sınırının altında kaldığı sürece, çalışan kadın da yoksulluk nafakası talep edebilir.
Ancak burada bir dengeleme yapılır. Çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır sorusunun cevabı, çalışan kadınlar için çalışmayanlara göre daha düşük miktarlı olur. Mahkeme, “Kadının kendi geliri var, ancak bu gelir yetersiz” diyerek, erkeğin ödeyeceği nafakayı bir “tamamlama” veya “katkı” payı olarak belirler. Örneğin, hiç çalışmayan bir kadına 10.000 TL nafaka bağlanacaksa, asgari ücretle çalışan ve aynı koşullara sahip bir kadına 5.000 TL nafaka bağlanabilir. Önemli olan, kadının gelirinin erkeğin gelirine denk veya ondan fazla olup olmadığıdır. Eğer kadının geliri erkeğinkinden fazlaysa veya eşitse, yoksulluk nafakası talebi genellikle reddedilir.
Boşanma Davası Sürecinde Tedbir Nafakası
Boşanma davası açıldığı andan itibaren, hüküm kesinleşinceye kadar geçen sürede “tedbir nafakası” devreye girer. Tedbir nafakası, kusur incelemesi yapılmaksızın, ekonomik olarak zayıf olan eşin barınma ve geçimini sağlamak amacıyla verilir. Bu aşamada çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır konusu, kadının o anki acil ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Hakim, davanın başında tarafların ekonomik sosyal durum araştırmasını (kolluk araştırması) yaptırır. Erkek “gelirim yok” dese bile, mahkeme banka kayıtlarını, kredi kartı harcamalarını, tapu ve araç kayıtlarını inceleyerek gerçek alım gücünü ortaya çıkarır. İstanbul mahkemelerinde süreç yoğun işlediğinden, tedbir nafakası talebinin dava dilekçesinde net ve gerekçeli bir şekilde sunulması, hakimin tensip zaptı ile (duruşma gününü beklemeden) nafakaya hükmetmesini sağlayabilir.
Nafakanın Kesilmesi ve Kaldırılması Sebepleri
Bağlanan yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir ancak bu, ömür boyu garantili olduğu anlamına gelmez. Kanun koyucu, nafakanın kötüye kullanılmasını önlemek için belirli iptal sebepleri öngörmüştür. Özellikle haysiyetsiz hayat sürme ve fiili evlilik durumları, nafakanın derhal kesilmesini gerektirir.
Yargıtay kararlarına göre, nafaka alan kadının resmi nikah yapmaksızın başka bir erkekle karı-koca gibi fiilen birlikte yaşaması (imam nikahlı yaşama veya sürekli aynı evi paylaşma), nafakanın kaldırılması sebebidir. Ayrıca kadının haysiyetsiz bir yaşam sürmesi (toplumun ahlak değerlerine açıkça aykırı, sürekli suç işleme, randevuevi işletme gibi durumlar) de nafakanın mahkeme kararıyla iptal edilmesine yol açar. Bu tür durumlarda nafaka yükümlüsü erkek, “nafakanın kaldırılması davası” açarak borcundan kurtulabilir. Bu davalarda ispat yükü davacı taraftadır ve dedektif titizliğinde bir hukuki çalışma gerektirir.
2026 Yılında Aile Hukukunda Arabuluculuk Uygulaması
2026 yılı itibarıyla Türk hukuk sisteminde köklü değişiklikler yaşanmaktadır. Yeni yargı paketleri ve Adalet Bakanlığı’nın strateji belgeleri doğrultusunda, aile hukukundaki uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk kurumu daha etkin hale getirilmiştir. Boşanmanın kendisi (statü değişikliği) ve aile içi şiddet vakaları arabuluculuğa elverişli olmasa da, boşanmanın mali sonuçları olan tazminat ve nafaka konularında tarafların dava açmadan önce veya dava sırasında arabulucuya gitmeleri teşvik edilmekte, bazı durumlarda dava şartı olarak uygulanabilmektedir.
Bu yeni sistem, çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır sorusunun cevabının mahkeme salonları yerine arabuluculuk masasında verilmesine olanak tanır. Taraflar, uzun süren yargılama süreçleri ve masrafları yerine, bir arabulucu eşliğinde karşılıklı anlaşarak nafaka miktarını belirleyebilirler. Arabuluculuk anlaşma tutanağı, mahkeme ilamı hükmünde olup, üzerinde anlaşılan nafaka miktarı doğrudan icra edilebilir niteliktedir. Bu yöntem, özellikle toptan ödeme (defaten ödeme) seçeneğinin değerlendirilmesi açısından taraflara büyük esneklik sağlar.
İstanbul Mahkemelerinde Süreç Yönetimi
İstanbul, Türkiye’nin en büyük adliyelerine (Çağlayan, Kartal, Bakırköy) ev sahipliği yapmaktadır. Bu adliyelerdeki iş yükü, boşanma ve nafaka davalarının sürelerini doğrudan etkilemektedir. 2026 yılı verilerine göre İstanbul’da çekişmeli bir boşanma davasının yerel mahkeme aşaması ortalama 1.5 ila 2.5 yıl sürebilmektedir. İstinaf ve Yargıtay süreçleri de eklendiğinde bu süre 4-5 yılı bulabilmektedir.
Bu uzun süreçte hak kaybına uğramamak için davanın nerede ve nasıl açılacağı stratejik öneme sahiptir. Boşanma davası kesinleştikten sonra açılacak müstakil nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının (kadının) yerleşim yeri mahkemesidir. Yani eski eşiniz başka bir şehirde yaşasa bile, siz İstanbul’da yaşıyorsanız davanızı İstanbul’da açabilirsiniz. Bu avantajı kullanmak ve karmaşık prosedürler arasında kaybolmamak için profesyonel destek almak şarttır.
Sonuç
Özetle, Türk hukukunda nafaka hakkı çocuğun varlığına endeksli değildir. Kusursuz veya daha az kusurlu olan, boşanma ile yoksulluğa düşecek her kadın, çocuğu olmasa dahi yoksulluk nafakası talep edebilir. Ancak 2026 yılı itibarıyla Yargıtay’ın “kısa süreli evliliklerde toptan ödeme” yaklaşımı ve “tüp bebek tedavisinden kaçınmayı kusur sayan” içtihatları, nafaka stratejilerini kökten değiştirmiştir. Artık sadece “ihtiyacım var” demek yetmemekte, kusursuzluğun ispatı ve doğru miktar hesaplaması gerekmektedir.
Bu zorlu süreçte, hak ettiğiniz nafakayı alabilmek veya haksız nafaka taleplerine karşı kendinizi koruyabilmek için uzman bir hukuki destek almanız elzemdir. Sürecin en başından itibaren Avukat İstanbul arayışınızda, nafaka hukuku ve güncel Yargıtay kararlarına hakim, müzakere ve dava süreçlerini profesyonelce yönetebilecek bir temsilci ile çalışmak, geleceğinizi güvence altına alacaktır. Unutmayın ki nafaka davası, sadece bir para davası değil, onurlu bir yeni hayat kurma mücadelesidir. Hukuki haklarınızı zamanında ve doğru hamlelerle korumak için Avukat İstanbul bölgesindeki yetkin hukuk bürolarından destek almaktan çekinmeyiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Çocuğumuz yok, eşim ‘çocuk olmadığı için nafaka ödemem’ diyor, bu doğru mu?
Hayır, bu tamamen yanlış bir bilgidir. Yoksulluk nafakası çocuğa değil, eşe verilir. Eğer boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekseniz ve eşinizden daha ağır kusurlu değilseniz, çocuk olmasa da nafaka alırsınız.
2. Asgari ücretle çalışıyorum, yine de nafaka isteyebilir miyim?
Evet, isteyebilirsiniz. Yargıtay’a göre asgari ücret seviyesindeki gelir, kişiyi yoksulluktan tam olarak kurtarmaz. Ancak çalışıyor olmanız, bağlanacak nafaka miktarını çalışmayan birine göre daha düşük seviyede tutabilir.
3. Evliliğimiz 1 yıl sürdü, ömür boyu nafaka alır mıyım?
Çok kısa süreli ve çocuksuz evliliklerde mahkemeler ve Yargıtay, genellikle “ömür boyu nafaka” yerine “toptan ödeme” (tek seferlik toplu para) yapılmasına karar verebilmektedir. Bu durum hakkaniyet ilkesi gereğidir.
4. Tüp bebek tedavisini reddetmem nafaka almama engel olur mu?
Eğer tıbbi veya haklı bir sebebiniz yokken, eşinizin çocuk sahibi olma isteğini ve tedaviyi reddediyorsanız, mahkeme sizi “kusurlu” bulabilir. Boşanmada eşinizden daha ağır kusurlu sayılırsanız yoksulluk nafakası alamazsınız.
5. 2026’da nafaka için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
2026 yılındaki yasal düzenlemelerle, nafaka ve tazminat gibi boşanmanın mali sonuçları için arabuluculuk yolu teşvik edilmekte ve bazı durumlarda dava şartı olarak uygulanabilmektedir. Dava açmadan önce bir avukata danışarak güncel usulü öğrenmeniz gerekir.
6. Eşimin maaşı asgari ücret, ne kadar nafaka alabilirim?
Eşiniz asgari ücret alıyorsa (2026 yılı için net yaklaşık 28.000 TL), mahkeme onun da geçimini düşünerek genellikle maaşının %20-25’i civarında, yani 5.000 TL – 7.000 TL aralığında bir nafakaya hükmedebilir.
7. Boşandıktan sonra ne kadar süre içinde nafaka davası açabilirim?
Boşanma davası kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası talep etmek için 1 yıllık zamanaşımı süreniz vardır. Bu süreyi geçirirseniz dava açma hakkınız kaybolur.





