Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir?

Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir?

Boşanma süreçleri ve sonrasında en çok merak edilen, taraflar arasında en sık ihtilafa neden olan konuların başında iştirak nafakası gelmektedir. Türk Medeni Kanunu, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve gözetim giderlerine mali gücü oranında katılmasını zorunlu kılar. Ancak bu yükümlülük sonsuz bir borç değildir. Hayatın olağan akışı içinde şartların değişmesi, çocuğun büyümesi veya ekonomik koşulların farklılaşmasıyla birlikte nafaka yükümlülüğünün sona ermesi gündeme gelir. Bu noktada nafaka yükümlüsü babalar ve velayet sahibi anneler Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusunun cevabını aramaktadır. Bu makale, iştirak nafakasının hukuki niteliğinden başlayarak, sona erme sebeplerini, eğitim hayatının etkisini, askerlik ve işe girme gibi özel durumları Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ışığında detaylı bir şekilde ele almaktadır.

İştirak Nafakasının Hukuki Temeli ve Süreklilik İlkesi

İştirak nafakası, kaynağını Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinden alan ve çocuğun üstün yararını korumayı amaçlayan bir aile hukuku kurumudur. Hukuk sistemimizde kamu düzenine ilişkin sayılan bu nafaka türü, boşanma ile evlilik birliği sona erse dahi ebeveynlerin çocuklarına karşı olan sorumluluğunun devam ettiğinin en somut göstergesidir. Hakim, boşanma davasında talep olmasa bile çocuğun geleceğini güvence altına almak adına re’sen iştirak nafakasına hükmedebilir. Belirlenen nafaka miktarı çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık ihtiyaçları ve sosyal aktiviteleri ile nafaka yükümlüsünün gelir durumu harmanlanarak tespit edilir. Ancak bu tespit sabit kalmaz ve zaman içinde değişen koşullara göre uyarlanabilir veya tamamen kaldırılabilir. Tam da bu aşamada müvekkillerimizin aklına Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusu gelmektedir. Bu sorunun cevabı tek bir maddeye indirgenemeyecek kadar geniş olup, her somut olayın kendi içindeki dinamiklerine göre değerlendirilmelidir.

Çocuğun Ergin Olması ve Nafaka Yükümlülüğünün Otomatik Sona Ermesi

Türk hukuk sisteminde bireylerin hak ehliyetini tam olarak kullanabilmesi ve borç altına girebilmesi için ergin olması esastır. Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesi uyarınca ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Hukukumuzda erginlik yaşı 18 yaşın doldurulmasıdır. Dolayısıyla 18 yaşını dolduran bir çocuk için ödenen iştirak nafakası, herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Bu durum, kanunun emredici hükmü gereği otomatik gerçekleşen bir hukuki sonuçtur. Ancak velayet sahibi ebeveynin veya çocuğun bu durumu icra dairesine bildirmemesi halinde, nafaka borçlusunun haksız yere ödeme yapmaya devam etmesi söz konusu olabilir. Bu sebeple 18 yaşın dolduğu tarihte nafaka yükümlülüğünün bittiğinin bilinmesi ve gerekirse icra dosyasının kapattırılması için hukuki destek alınması önemlidir.

Erginlik sadece yaşın dolması ile kazanılmaz. Bazı istisnai durumlarda çocuk 18 yaşını doldurmadan da ergin kılınabilir. Örneğin mahkeme kararıyla (kazai rüşt) veya evlenme yoluyla ergin olan çocuk üzerindeki velayet hakkı sona erer. Velayetin sona ermesiyle birlikte iştirak nafakası yükümlülüğü de ortadan kalkar. Erken yaşta yapılan evliliklerde veya mahkemece reşit kılınma hallerinde Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusunun yanıtı, evlilik tarihinin veya mahkeme kararının kesinleştiği tarihtir. Bu tarihten itibaren baba veya nafaka yükümlüsü ebeveyn, artık çocuğuna iştirak nafakası ödemek zorunda değildir.

Eğitim Hayatının Devamı ve Yardım Nafakası Ayrımı

Toplumda en sık karıştırılan hususlardan biri iştirak nafakası ile yardım nafakası arasındaki farktır. 18 yaşını dolduran bir gencin nafakası kural olarak kesilir; ancak Türk Medeni Kanunu bu kurala eğitim sebebiyle önemli bir istisna getirmiştir. Eğer çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, anne ve babanın bakım yükümlülüğü eğitim sona erinceye kadar devam edebilir. Fakat bu devamlılık otomatik değildir. 18 yaşından sonra ödenen nafaka artık “iştirak nafakası” değil, “yardım nafakası” niteliğindedir.

Bu ayrım usul hukuku açısından hayati önem taşır. Zira iştirak nafakası 18 yaşla birlikte kendiliğinden düşerken, yardım nafakası için ergin olan çocuğun bizzat kendisinin Aile Mahkemesi’nde yeni bir dava açması gerekmektedir. Yani babanın otomatik ödeme yapma zorunluluğu yoktur. Çocuk, “Üniversite okuyorum, gelirim yok, babamın desteğine muhtacım” iddiasıyla dava açmalı ve hakim bu talebi yerinde bulmalıdır. Bu noktada Yargıtay, eğitimin başarı durumunu, çocuğun içinde bulunduğu koşulları ve babanın ödeme gücünü titizlikle inceler. Dolayısıyla eğitim devam ederken Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? diye merak edenler için cevap; çocuğun eğitim hayatında başarısız olması, okulu uzatması veya eğitimini dondurması gibi hallerde yardım nafakasının bağlanmayacağı veya kesilebileceğidir.

Açıköğretim Fakültesi ve Kurs Eğitimi Gören Çocukların Durumu

Eğitim kavramının sınırları Yargıtay kararlarıyla çizilmiştir. Özellikle Açıköğretim Fakültesi’nde okuyan çocukların nafaka hakkı sıklıkla dava konusu olmaktadır. Yüksek Mahkeme’nin yerleşik içtihatlarına göre, Açıköğretim Fakültesi’nde okuyan bir öğrencinin derslere devam zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu eğitim modeli, öğrencinin çalışmasına ve gelir elde etmesine engel teşkil etmediğinden, kural olarak açıköğretim okuyan ergin çocuğa yardım nafakası bağlanmaz veya ödenen nafaka kesilebilir. Yargıtay, kişinin hem çalışıp hem de açıköğretimi bitirebileceği görüşünü benimsemektedir.

Benzer şekilde, üniversiteye hazırlık kurslarına giden veya dershaneye devam eden 18 yaşını doldurmuş çocuklar için de nafaka yükümlülüğü tartışmalıdır. Eğer çocuk bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı değilse, sadece üniversite sınavına hazırlanıyor olması, babanın nafaka ödemesi için yeterli bir sebep olarak görülmeyebilir. Bu tür durumlarda Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusu, çocuğun fiilen bir öğrencilik statüsüne sahip olup olmadığına göre yanıtlanır. Öğrencilik sıfatının kaybedilmesi veya örgün eğitimin dışına çıkılması, nafakanın kesilmesini gerektiren haklı sebeplerdir.

Çocuğun Sigortalı Bir İşe Girmesi ve Düzenli Gelir Elde Etmesi

Nafaka kurumunun temel amacı, bireyin yoksulluğa düşmesini engellemek ve ona asgari bir yaşam standardı sunmaktır. Bu nedenle, çocuğun kendi ayakları üzerinde durmaya başlaması ve ekonomik bağımsızlığını kazanması, nafakanın sona ermesi için en güçlü gerekçedir. Çocuğun ergin olmadan veya ergin olduktan sonra eğitimine devam ederken düzenli ve sürekli gelir getiren bir işe girmesi halinde nafaka yükümlülüğü sona erer.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, elde edilen gelirin niteliğidir. Yargıtay, çocuğun okul tatillerinde harçlığını çıkarmak için kısa süreli çalışmasını veya staj yaparak cüzi bir gelir elde etmesini nafakanın kesilmesi için yeterli görmeyebilir. Ancak çocuk, asgari ücret veya üzerinde, kendisini geçindirebilecek seviyede düzenli bir gelire sahipse, artık babasının yardımına muhtaç olmadığı kabul edilir. Sigortalı bir işe giriş, yoksulluk durumunu ortadan kaldıran bir olgudur. Bu durumda nafaka yükümlüsü ebeveyn, Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusunun cevabını mahkeme huzurunda arayarak Nafakanın Kaldırılması Davası açabilir ve çocuğun gelir sahibi olduğunu ispatlayarak ödeme yükümlülüğünden kurtulabilir.

Askerlik Hizmeti Sürecinde Nafaka Yükümlülüğü

Ülkemizde erkek çocukları için zorunlu olan askerlik hizmeti, nafaka hukuku açısından özel bir dönemdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, vatani görevini yapmakta olan ergin çocuk lehine yardım nafakasına hükmedilemez. Bunun en temel sebebi, askerlik hizmeti süresince bireyin barınma, beslenme, giyim ve sağlık gibi tüm temel yaşamsal ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanmasıdır. Devletin tam koruması ve bakımı altında olan bir bireyin, ayrıca ailesinden nafaka talep etmesi hukukun genel ilkelerine aykırıdır.

Bu sebeple, çocuk askere gittiği tarihte nafaka kesilmelidir. Eğer nafaka ödeyen ebeveyn, çocuğun askere gittiğinden habersiz şekilde ödeme yapmaya devam ettiyse, bu dönemde ödediği bedelleri geri isteme hakkına sahiptir. Askerlik dönüşünde çocuğun işsiz kalması veya eğitimine devam etmesi durumunda şartları varsa yeniden dava açılabilir; ancak askerlik süresince nafaka işlemez. Askerlik celp döneminin gelmesiyle birlikte birçok ebeveyn Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? konusunu araştırmakta ve bu süreçte ödeme yapıp yapmayacağını merak etmektedir. Hukuki cevap nettir; askerlik süresince nafaka yükümlülüğü durur.

Kız Çocuklarının Evlenmesi ve Nafaka Hakkı Efsanesi

Toplumumuzda doğru bilinen yanlışlardan biri de kız çocuklarının evlenene kadar babalarından nafaka alabileceği düşüncesidir. Oysa Türk Medeni Kanunu nafaka konusunda cinsiyet ayrımı yapmaz. İster kız ister erkek olsun, iştirak nafakası 18 yaşın dolmasıyla sona erer. Sağlıklı, çalışmasına engel bir durumu olmayan ve eğitimi devam etmeyen bir kız çocuğu, sırf bekar olduğu gerekçesiyle babasından ömür boyu nafaka talep edemez.

Kız çocuğunun evlenmesi ise erginlik kazandıran bir durum olduğundan, nafakanın kesilmesi için kesin bir sebeptir. Evlenen çocuk artık kendi kurduğu ailenin bir ferdi sayılır ve geçimi eşiyle birlikte ortak sorumlulukları altındadır. Bu nedenle, evlilik tarihi itibariyle nafaka yükümlülüğü derhal sona erer. Eğer kız çocuğu evlenmeyip bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi hayat sürüyorsa, bu durum da nafakanın kaldırılması için haklı bir sebep teşkil eder. Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusunun cevabı, cinsiyetten bağımsız olarak medeni haldeki bu değişiklikleri de kapsamaktadır.

Nafakanın Kaldırılması Davası ve İspat Yükümlülüğü

Nafakanın kendiliğinden sona ermediği, örneğin çocuğun işe girmesi veya evlenmesi gibi durumların resmi kayıtlara geç yansıdığı hallerde, nafaka yükümlüsünün harekete geçmesi gerekir. İcra takibinin durdurulması ve borcun resmen silinmesi için Aile Mahkemesi’nde Nafakanın Kaldırılması Davası açılmalıdır. Bu dava, mevcut durumun hukuki olarak tescil edilmesi anlamına gelir. Davacı baba, çocuğun artık nafakaya ihtiyacı kalmadığını, kendi gelirini elde ettiğini veya eğitimini bıraktığını ispat etmekle yükümlüdür.

Mahkeme bu süreçte SGK kayıtlarını, tapu ve banka bilgilerini, okul kayıtlarını ve tarafların sosyal ekonomik durumlarını detaylıca araştırır. Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusu mahkeme salonunda somut delillerle cevap bulur. Eğer nafaka alacaklısı durumundaki çocuk veya veli, şartların değişmesine rağmen kötü niyetli olarak nafaka almaya devam etmişse, mahkeme nafakayı kaldırmakla kalmaz, geçmişe dönük haksız tahsilatların da iadesine karar verebilir.

Haksız Ödenen Nafakaların İadesi İçin İstirdat Davası

Nafaka borçlusu, nafakanın kesilmesini gerektiren bir durumun varlığına rağmen iyi niyetle ödeme yapmaya devam etmiş olabilir. Örneğin çocuk üniversiteden mezun olup işe girmiş ancak bunu babasından saklamış olabilir. Bu gibi durumlarda, haksız yere ve cebri icra tehdidi altında ödenen paraların geri alınması için İstirdat Davası (Geri Alım Davası) açılması mümkündür.

İstirdat davası, İcra ve İflas Kanunu’na veya Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanır. Nafaka yükümlüsü, çocuğun işe girdiği veya evlendiği tarihten itibaren yaptığı ödemelerin dökümünü mahkemeye sunarak, bu bedellerin yasal faiziyle birlikte kendisine iadesini talep eder. Bu davalar teknik hukuk bilgisi gerektiren ve hak düşürücü sürelere tabi olan davalardır. Hak kaybına uğramamak için sürecin uzman bir avukat gözetiminde yürütülmesi elzemdir.

Nafaka Borçlusunun veya Çocuğun Vefat Etmesi Durumu

Nafaka, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve miras yoluyla başkasına geçmez. Bu nedenle taraflardan birinin ölümü, nafaka yükümlülüğünü doğrudan sona erdirir. Nafaka alacaklısı çocuğun vefat etmesi durumunda, ölüm tarihi itibariyle nafaka borcu düşer. Aynı şekilde nafaka ödeyen babanın veya annenin vefatı halinde de nafaka yükümlülüğü sona erer; bu borç mirasçılara intikal etmez.

Ancak burada kritik bir ayrım vardır. Ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş nafaka borçları, terekeye dahil olan normal bir borç statüsündedir. Yani baba vefat ettiğinde ileriye dönük nafaka kesilir, ancak geriye dönük ödenmemiş borçlar mirasçılardan tahsil edilebilir. Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusunun en kesin ve tartışmasız cevabı ölümdür; ancak birikmiş borçların akıbeti miras hukuku kurallarına göre belirlenir.

Velayetin Değiştirilmesi ve Çocuğun Evlat Edinilmesi

Boşanma sonrası velayet annede iken mahkeme kararı ile velayetin babaya geçmesi durumunda, babanın iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü sona erer. Çünkü nafakanın mantığı, çocuğa fiilen bakan ebeveynin masraflarına katkı sağlamaktır. Çocuğun bakımı ve velayeti zaten babaya geçtiğinde, babanın kendi baktığı çocuk için başkasına nafaka ödemesi hukuken mümkün değildir.

Ayrıca çocuğun bir başkası tarafından evlat edinilmesi durumu da nafaka yükümlülüğünü sona erdirir. Evlat edinme ile birlikte anne ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Dolayısıyla biyolojik babanın nafaka borcu, evlat edinme kararının kesinleşmesiyle birlikte ortadan kalkar. Bu tür köklü statü değişiklikleri, nafakanın kaderini doğrudan etkileyen faktörlerdir.

Sonuç

Çocuklar için ödenen iştirak nafakası, dinamik bir hukuki süreçtir ve hayatın değişen koşullarına göre şekillenir. Çocuğa Verilen Nafaka Hangi Durumlarda Kesilir? sorusunun cevabı özetle; çocuğun 18 yaşını doldurması, eğitim hayatının sona ermesi, düzenli bir işe girerek ekonomik özgürlüğünü kazanması, evlenmesi veya askere gitmesi gibi durumlarda saklıdır. Her ne kadar 18 yaş ile birlikte nafaka kendiliğinden sona erse de, eğitimin devamı halinde yardım nafakası gündeme gelebilir. Ancak bu da sınırsız değildir; başarısızlık, eğitimin bırakılması veya çalışmaya engel olmayan açıköğretim gibi hallerde nafaka kesilmelidir.

Nafaka yükümlüsü ebeveynlerin, hak kaybına uğramamak ve haksız yere ödeme yapmamak için yasal haklarını bilmeleri ve zamanında harekete geçmeleri büyük önem taşır. Özellikle nafakanın kaldırılması davası, istirdat davası ve icra takiplerinin iptali gibi teknik konular, derinlemesine hukuki bilgi ve tecrübe gerektirir. Sürecin karmaşıklığı ve her somut olayın kendine özgü detayları göz önüne alındığında, profesyonel bir hukuki destek almak en doğru yaklaşım olacaktır. Hukuki sorunlarınıza çözüm ararken ve haklarınızı koruma altına alırken, Avukat İstanbul bölgesindeki uzman hukukçulardan destek almanız, sürecin lehinize sonuçlanması adına atılacak en sağlam adımdır. Unutmayın ki, doğru zamanda yapılan doğru hukuki müdahale, sizi maddi ve manevi yüklerden kurtarır. Avukat İstanbul arayışınızda, aile hukuku alanındaki deneyim ve güncel Yargıtay kararlarına hakimiyet, size en iyi rehberliği sağlayacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğum 18 yaşını doldurdu, nafakayı ödemeyi hemen kesebilir miyim? 

Hukuken iştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurduğu gün kendiliğinden sona erer. Bu nedenle ödemeyi durdurmanızda yasal bir engel yoktur. Ancak hakkınızda devam eden bir icra takibi varsa, icra dairesine giderek çocuğunuzun nüfus kayıt örneğini sunmalı ve yaş dolduğu için takibin durdurulmasını talep etmelisiniz. Eğer bu işlem yapılmazsa, sistem borç üretmeye devam edebilir. Çocuğunuz üniversite okuyorsa size karşı ayrıca bir “Yardım Nafakası” davası açması gerekir; bu dava açılana kadar ödeme yapma zorunluluğunuz bulunmamaktadır.

Üniversiteyi kazanamayan veya dershaneye giden çocuğa nafaka ödenir mi? 

Hayır, ödenmez. Çocuğunuz 18 yaşını doldurmuş ve herhangi bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı değilse, sadece üniversite sınavına hazırlanıyor olması veya dershaneye gitmesi nafaka ödemenizi gerektirmez. Yardım nafakası, sadece fiilen devam eden ve resmi bir öğrencilik statüsü sağlayan eğitim durumlarında söz konusudur. Mezuna kalan veya sınava hazırlanan ergin çocuk, yasal olarak ebeveyninden nafaka talep edemez.

Çocuğum sigortalı bir işe girdi, nafaka kesilir mi? 

Evet, kesilir. Nafakanın temel amacı yoksulluğu gidermektir. Çocuğunuz asgari ücret veya buna yakın, kendisini geçindirebilecek seviyede düzenli bir gelir elde ediyorsa, nafaka yükümlülüğünüz sona erer. Bu durumda Aile Mahkemesi’ne başvurarak nafakanın kaldırılması davası açabilir ve çocuğunuzun ekonomik bağımsızlığını kazandığını ispatlayarak ödemeyi durdurabilirsiniz. Ancak çocuğunuz sadece okul harçlığını çıkarmak için yazın kısa süreli veya çok düşük ücretli bir işte çalışıyorsa, hakim nafakayı kesmeyebilir.

Kız çocuğuna evlenene kadar nafaka ödenmesi zorunlu mudur? 

Bu bilgi tamamen yanlıştır ve halk arasında yaygın bir efsanedir. Türk hukukunda nafaka konusunda kız ve erkek çocuk arasında hiçbir ayrım yoktur. Kız çocuğu da erkek çocuğu gibi 18 yaşını doldurduğunda, eğer eğitimi devam etmiyorsa nafakası kesilir. “Kız çocuğu evlenene kadar babasının bakımındadır” anlayışı yasal bir dayanağa sahip değildir. Ergin olan ve okumayan kız çocuğu, kendi hayatını idame ettirmekle yükümlüdür.

Geçmişe dönük haksız yere ödediğim nafakaları geri alabilir miyim? 

Evet, geri alabilirsiniz. Eğer çocuğunuzun işe girdiğini, evlendiğini veya okulunu bıraktığını sonradan öğrendiyseniz ve bu süre zarfında ödeme yapmaya devam ettiyseniz, “İstirdat Davası” açma hakkınız vardır. Bu dava ile, nafakanın kesilmesi gereken tarihten itibaren yaptığınız tüm fazladan ödemeleri yasal faiziyle birlikte çocuğunuzdan (veya karşı taraftan) geri isteyebilirsiniz.

Askerde olan oğluma nafaka ödemeye devam etmeli miyim? 

Hayır, askerlik süresince nafaka ödenmez. Çocuğunuz askere gittiğinde, tüm temel ihtiyaçları (yeme, içme, barınma, sağlık, giyim) devlet tarafından karşılanır. Bu nedenle Yargıtay kararlarına göre askerlik yapan ergin çocuğa yardım nafakası verilmez. Çocuğunuz askere gittiği tarihte ödemeyi durdurabilirsiniz. Askerlik dönüşü eğer işsiz kalırsa veya eğitimine devam ederse, o zaman şartları oluştuğunda yeniden nafaka talep edebilir.

Nafaka artırım davasına karşılık nafakanın kaldırılması davası açabilir miyim? 

Kesinlikle açabilirsiniz. Çocuğunuz veya karşı taraf nafakanın artırılması için dava açtığında, eğer siz de nafaka ödeme şartlarının ortadan kalktığını (örneğin çocuğun işe girdiğini veya eğitiminin başarısızlıkla sonuçlandığını) düşünüyorsanız, aynı dosyada “karşı dava” olarak nafakanın tamamen kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Mahkeme her iki talebi birlikte değerlendirir ve delil durumuna göre karar verir.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir