Modern bir hukuk devletinde bireylerin geçmişte işlemiş oldukları suçların tüm hayatları boyunca bir engel olarak karşılarına çıkması adaletin temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Türk hukuk sistemi de bu anlayıştan hareket ederek kişilere belirli koşullar altında geçmişlerini temizleme imkanı tanımıştır. Halk arasında sabıka kaydı sildirme olarak bilinen bu işlem aslında teknik olarak iki aşamadan oluşmaktadır. Bu noktada Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları devreye girmektedir. Kişilerin topluma yeniden kazandırılması ve sosyal hayatta ayrımcılığa uğramaması adına düzenlenen bu şartlar 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kapsamında titizlikle belirlenmiştir. Bir suçun infaz edilmesiyle birlikte başlayan bu süreç kişinin hem aktif sicilinden hem de daha sonraki aşamada arşiv kayıtlarından verilerinin çıkarılmasını hedefler. Dolayısıyla bu sürecin nasıl işlediğini bilmek ve yasal hakları doğru kullanmak bireylerin profesyonel kariyerleri ve sosyal itibarları açısından kritik bir öneme sahiptir.
Aktif Sabıka Kaydı ve Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları Nelerdir
Adli sicil sistemi içerisinde yer alan bilgiler kişinin mahkumiyetinin kesinleşmesinden itibaren sisteme işlenir ve bu bilgiler ceza tamamen infaz edilene kadar aktif olarak görünür. Birinci aşama olan aktif Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları yerine getirildiğinde bu kayıtlar sicilden düşürülerek arşiv kısmına aktarılır. Bu aktarımın gerçekleşmesi için öncelikle hapis cezasının infaz edilmiş olması veya adli para cezasının tüm sonuçlarıyla birlikte ödenmiş olması gerekmektedir. Hapis cezalarında bihakkın tahliye tarihi veya denetimli serbestlik süresinin başarıyla tamamlanması infazın bittiği anlamına gelir. Adli para cezalarında ise ödemeye dair makbuzun ilgili birime sunulmasıyla süreç başlar. Bununla birlikte şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık gibi durumlar da mahkumiyeti ortadan kaldırıyorsa kayıtlar sicilden temizlenerek arşive alınır. Ayrıca ceza zamanaşımının dolması veya genel af ilanı gibi durumlarda da devletin cezalandırma yetkisi sona erdiği için aktif kayıtların silinmesi gündeme gelmektedir. Kişinin vefat etmesi durumunda ise herhangi bir ek şart aranmaksızın tüm kayıtlar sistemden tamamen çıkarılır.
Bunun yanı sıra adli sicil sisteminin teknik işleyişi bazen idari hatalara neden olabilmektedir. Yasaya göre infazı biten kayıtların resen yani kendiliğinden silinerek arşive alınması gerekir. Ancak uygulamada pek çok vatandaşın cezası bittiği halde kayıtlarının halen aktif göründüğü fark edilmektedir. Bu gibi durumlarda hak kaybına uğramamak için Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları oluştuğu gerekçesiyle Ankara’daki ilgili genel müdürlüğe yazılı bir başvuru yapılması zorunluluk haline gelebilir. Profesyonel bir hukuki destek bu aşamada sürecin hızlanmasını sağlar. Eksik evrak veya hatalı dilekçe ile yapılan başvurular sürecin aylar sürmesine yol açabilir. Bu nedenle başvurunun uzman bir görüşle hazırlanması kişinin iş başvurularında veya kamu işlemlerinde mağduriyet yaşamasını önleyecektir.
Adli Sicil Arşiv Kaydının Temizlenmesi İçin Bekleme Süreleri
Aktif sicil kaydı silindikten sonra veriler tamamen yok olmaz ve arşiv kaydı adı verilen ikinci bir katmana geçer. Bu katmandaki veriler çoğu özel sektör iş başvurusunda görünmese de kamu görevlerine girişte veya güvenlik soruşturmalarında kişinin karşısına çıkabilir. Bu noktada arşivdeki Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları çok daha uzun süreli bekleme periyotlarını kapsar. Genel bir kural olarak herhangi bir hak yoksunluğuna yol açmayan standart suçlarda arşiv kaydının silinmesi için beş yıllık bir bekleme süresi öngörülmüştür. Bu beş yıllık süre kaydın arşive alındığı yani infazın tamamlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Eğer bu süre içerisinde kişi yeni bir suç işlemezse arşivdeki bilgilerinin de tamamen silinmesi için talepte bulunabilir. Ancak bu kural yalnızca basit suçlar için geçerlidir.
Daha ağır nitelikteki veya özel kanunların hak yoksunluğu bağladığı suçlarda ise bekleme süreleri on beş yıl ile otuz yıl arasında değişmektedir. Özellikle yüz kızartıcı suçlar olarak nitelendirilen hırsızlık dolandırıcılık veya rüşvet gibi suçlarda arşiv kaydı silinme süreci on beş yıldan başlamaktadır. Bu sürenin on beş yıla inmesi için kişinin mahkemeden yasaklanmış hakların iadesi kararı almış olması şarttır. Şayet böyle bir karar alınmamışsa arşiv kaydının silinmesi için otuz yıllık bir sürenin geçmesi gerekecektir. Bu kadar uzun sürelerin öngörülmesinin sebebi devletin bazı kritik görevler için güvenliği en üst düzeyde tutmak istemesidir. Yine de bu sürelerin sonunda dahi kayıtların otomatik olarak silinmediği görülmektedir. Bu nedenle bireylerin yasal süreleri dolduğunda aktif bir takip süreci yürütmeleri gerekmektedir.
Memnu Hakların İadesi Kararı ve Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları İlişkisi
Hukukumuzda bazı mahkumiyetler yalnızca hapis veya para cezasıyla sınırlı kalmaz ve kişinin ömür boyu belirli haklardan mahrum kalmasına yol açar. Örneğin bazı suçlardan mahkum olanlar cezasını çekse dahi devlet memuru olamaz veya milletvekili seçilemez. Bu engellerin aşılması için Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları ile doğrudan bağlantılı olan memnu hakların iadesi müessesesi kullanılır. Yasaklanmış hakların geri verilmesi olarak da bilinen bu karar kişinin sivil haklarını yeniden kazanmasını sağlayan yargısal bir işlemdir. Bu kararın alınabilmesi için infazın bitmesinden itibaren en az üç yılın geçmesi ve kişinin bu süreyi iyi halli olarak sürdürmesi şarttır. Ayrıca bekleme süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlenmemiş olması mahkemenin kanaat oluşturması açısından hayati önem taşır.
Bu karar alındığında arşiv kaydının silinme süresi de doğrudan etkilenir. Yasaya göre memnu hakların iadesi kararı alan bir kişi için otuz yıllık bekleme süresi on beş yıla düşer. Bu durum özellikle memuriyet veya silah ruhsatı gibi işlemler yapacak kişiler için büyük bir avantaj sağlar. Ancak unutulmamalıdır ki bu karar kendiliğinden verilmez. İlgili mahkemeye sunulacak teknik bir dilekçe ile sürecin başlatılması gerekir. Mahkeme dosya üzerinden yapacağı incelemede kişinin topluma uyum sağlayıp sağlamadığını ve yasaların öngördüğü bekleme süresini doldurup doldurmadığını denetler. Kararın kesinleşmesinin ardından bu belgenin adli sicil sistemine işlenmesi ile Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları daha lehe bir hale gelmiş olur.
Yüz Kızartıcı Suçlar ve Özel Kanunlardaki Hak Yoksunluklarının Kaldırılması
Yüz kızartıcı suçlar kavramı toplum nezdinde ve hukuk sisteminde ağır sonuçlar doğuran suç tiplerini ifade eder. Türk Ceza Kanunu’nda bu isimle bir başlık bulunmasa da Anayasa ve diğer özel kanunlarda hırsızlık dolandırıcılık sahtecilik gibi suçlar bu kategoride değerlendirilir. Bu suçlardan dolayı alınan bir mahkumiyet kişinin meslek hayatını tamamen bitirme noktasına getirebilir. Dolayısıyla yüz kızartıcı suçlarda Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları çok daha katı kurallara bağlanmıştır. Bu tür suçlarda ceza ne kadar küçük olursa olsun arşivde kalma süresi oldukça uzundur. Hatta genel af gibi durumlar çıksa bile bazı özel kanunlar bu suçların etkisini devam ettirebilmektedir. Bireylerin bu tür bir kayıtla yaşamaya devam etmesi sosyal bir damgalamaya yol açtığı için hukuki rehabilitasyon süreci çok daha büyük bir önem kazanır.
Bu suçlar bakımından arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması aşamalarında silinmiş olsa dahi bazı verilerin kısıtlı bir şekilde görünmeye devam etmesi idari yargıda pek çok davaya konu olmuştur. Ancak kural olarak arşiv kaydı silinen bir verinin idare tarafından kişinin aleyhine sonsuza kadar kullanılması hukuk güvenliği ilkesine aykırıdır. Bu nedenle yasal süreler dolduğunda ve Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları tam olarak sağlandığında bu kayıtların mutlak surette temizlenmesi gerekir. Özellikle kamu ihalelerine katılacak iş insanları veya kritik kurumlarda çalışacak uzmanlar için bu kayıtların temizliği öncelikli bir konudur. Hukuki süreçlerin eksiksiz yürütülmesi bu engellerin kalıcı olarak kaldırılmasını sağlayacaktır.
Başvuru Usulü ve Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları İçin Gerekli Belgeler
Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi süreci idari bir müracaatla başlar ve bu müracaatın adresi Ankara’daki Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’dür. Başvuru dosyasında öncelikle silinmesi istenen kayda dair kesinleşme şerhli mahkeme kararı ve infazın bittiğini gösteren yerine getirme fişi bulunmalıdır. Bu belgelerin eksik olması durumunda genel müdürlük başvuruyu reddedebilir veya süreci askıya alabilir. Özellikle Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları oluştuğunu ispatlamak başvuru sahibinin sorumluluğundadır. Dilekçede hangi kaydın hangi yasal madde uyarınca silinmesi gerektiği açıkça belirtilmelidir. Posta yoluyla yapılacak başvurularda iadeli taahhütlü yöntem tercih edilmelidir. Ancak uygulamada elden takip edilen veya profesyonel bir temsil ile yürütülen süreçlerin çok daha kısa sürede sonuçlandığı bilinmektedir.
Dijitalleşme ile birlikte e-devlet üzerinden alınan belgeler günlük işlemler için yeterli olsa da resmi silinme talepleri için fiziki bir başvuru şarttır. Başvuru süreci yaklaşık bir ila iki ay arasında sonuçlanır ve karar kişiye tebliğ edilir. Şayet talep reddedilirse bu idari işleme karşı idare mahkemelerinde iptal davası açma hakkı saklıdır. Ancak mahkeme aşamasına gelmeden önce dosyayı tüm ekleriyle kusursuz hazırlamak en verimli yoldur. Özellikle adli para cezalarının silinmesi sürecinde ödeme belgelerinin sisteme işlenmemiş olması en sık karşılaşılan engeldir. Bu engeli aşmak için öncelikle ilgili mahkeme kalemiyle görüşerek infaz bilgilerinin güncellenmesini sağlamak gerekebilir. Tüm bu teknik detaylar Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları konusundaki başarının anahtarıdır.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kapsamında Sicil Kayıtlarının Etkisi
Kamu kurumlarında çalışmak isteyen adaylar için en kritik aşama olan güvenlik soruşturması silinmiş olan kayıtların dahi sorgulanabildiği bir süreçtir. 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan araştırmalarda yalnızca adli sicil değil arşiv kayıtları da mercek altına alınır. Hatta bazen hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyalar dahi bu soruşturmalarda karşımıza çıkabilir. Bu noktada Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları yerine getirilmiş ve kayıtlar arşivden dahi silinmiş olsa bile devletin güvenliğini ilgilendiren bazı birimler için geçmişteki bu veriler risk analizi olarak kullanılabilir. Ancak bu durum kişinin doğrudan elenmesi için tek başına yasal bir gerekçe oluşturmamalıdır. Yargıtay ve Danıştay kararları bu konuda bireyin lehine olan unutulma hakkını sıklıkla vurgulamaktadır.
Kişinin geçmişte işlediği bir suçun üzerinden çok uzun zaman geçmiş olması ve bireyin o günden sonra iyi bir yaşam sürmesi güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması için bir dayanak teşkil edebilir. Arşiv araştırmasında olumsuz bir durumla karşılaşan adayların idari dava açarak bu kararın iptalini isteme hakları her zaman mevcuttur. Bu davalarda mahkemeler suçun niteliğine ve aradan geçen sürenin uzunluğuna bakarak karar verirler. Dolayısıyla Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları dolduğu anda bu kayıtları sildirmek ileride açılacak bir iptal davasında kişinin elini güçlendirecek en önemli kanıttır. Kayıtları temizlenmiş bir adayın sadakati konusundaki şüphelerin hukuken temellendirilmesi çok daha zor olacaktır.
Sonuç
Geçmişteki adli vakaların kişilerin geleceğini bir pranga gibi bağlaması modern hukuk anlayışıyla örtüşmemektedir. Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi bireyin topluma tam entegrasyonu ve çalışma hürriyeti için hayati bir adımdır. Belirli yasal sürelerin geçmesi ve infazın tamamlanmasıyla birlikte doğan bu hak doğru bir şekilde takip edildiğinde kalıcı sonuçlar doğurur. Kişilerin kendi başlarına yürütmeye çalıştıkları bu süreçler çoğu zaman bürokratik engellere veya teknik hatalara takılabilmektedir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren profesyonel bir destekle yürütülmesi zaman ve hak kaybını önleyecektir. Alanında uzman bir Avukat İstanbul merkezli olarak tüm bu karmaşık infaz hesaplamalarını yapabilir ve başvurularınızı en hızlı şekilde sonuçlandırabilir.
Geleceğinizde temiz bir sayfa açmak ve sosyal haklarınızdan eksiksiz yararlanmak için sicil durumunuzu profesyonelce analiz ettirmeniz gerekir. Başvuruların reddedilmesi veya eksik işlem yapılması durumunda yıllarca sürebilecek yeni mağduriyetlerin oluşması muhtemeldir. Bu tür risklerden kaçınmak ve yasal haklarınıza en kısa sürede kavuşmak için deneyimli bir Avukat İstanbul kadrosuyla çalışmak size hem hukuki güven hem de süreç hızı kazandıracaktır. Unutmayın ki hukuk hak edene hakkını teslim eder ancak bu ancak doğru yöntemlerle ve zamanında yapılan başvurularla mümkündür.
Sık Sorulan Sorular
Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi talebi onaylandıktan sonra sistemdeki güncellemeler genellikle birkaç iş günü içerisinde yansımaktadır. Ancak idari işlemin tamamlanması ve kararın tebliğ edilmesi süreci başvurudan itibaren ortalama bir ila iki ay sürebilir.
Teorik olarak infazın tamamlanmasıyla kaydın arşive alınması gerekse de uygulamada bu işlem otomatik olarak her zaman gerçekleşmez. Adli para cezası ödense bile Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları dahilinde ilgili makbuzlarla beraber bir sildirme başvurusu yapılması en kesin yöntemdir.
Türk hukuk sisteminde ölene kadar veya suç olmaktan çıkana kadar silinmeyecek bir kayıt türü yoktur. Tüm mahkumiyetler yasal bekleme süreleri (5, 15 veya 30 yıl) dolduğunda silinebilir. Ancak kişinin vefatı halinde tüm kayıtlar anında ve tamamen temizlenir.
Arşiv kaydının silinmiş olması güvenlik soruşturması sonucunu büyük oranda olumlu etkiler. Ancak çok kritik devlet görevleri için yapılan araştırmalarda silinmiş kayıtlara ulaşılsa dahi yasal sürelerin dolmuş olması adayın lehine bir durumdur ve elenme gerekçesi yapılmamalıdır.
Memnu hakların iadesi kararı sabıkayı hemen silmez ancak bu karar sayesinde kişinin sivil hakları iade edilir ve arşiv kaydının silinme süresi 30 yıldan 15 yıla düşer. Bu karar alındıktan sonra ayrıca bir sildirme başvurusu yapılması gerekmektedir.





