Hangi Durumlarda Baba Çocuğu Göremez?

Hangi Durumlarda Baba Çocuğu Göremez?

Türk aile hukuku sisteminde boşanma veya ayrılık süreçlerinde en hassas konu kuşkusuz müşterek çocukların durumudur. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlık ne boyutta olursa olsun hukuk düzeni çocuğun hem annesiyle hem de babasıyla sağlıklı bir ilişki sürdürmesini esas alır. Ancak bu kural mutlak ve sınırsız değildir. Çocuğun bedensel ve ruhsal bütünlüğünün tehlikeye girdiği bazı özel hallerde babanın çocukla görüşmesi kısıtlanabilir veya tamamen kaldırılabilir. Bu noktada velayet hakkı kendisinde olmayan babalar veya çocuklarını korumak isteyen anneler hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusunun hukuki yanıtını sıklıkla araştırmaktadır. Bu makalede Türk Medeni Kanunu, Yargıtay içtihatları ve uluslararası sözleşmeler ışığında babanın şahsi münasebet hakkının sınırları detaylıca incelenecektir.

Hangi Durumlarda Baba Çocuğu Göremez Sorusunun Hukuki Dayanağı

Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca kişisel ilişki kurma hakkı çocuğun yüksek yararı ilkesine göre düzenlenir. Kanun koyucu babanın çocukla görüşmesini bir hak olarak tanımakla birlikte bu hakkın kullanımını çocuğun huzurunu ve gelişimini tehdit etmeme şartına bağlamıştır. Mahkemeler hangi durumlarda baba çocuğu göremez konusunu değerlendirirken ebeveynlerin taleplerinden ziyade çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini merkeze alır. Eğer babanın çocukla kurduğu ilişki çocuğun huzurunu bozuyor, gelişimini engelliyor veya ona zarar veriyorsa hakim geniş takdir yetkisini kullanarak bu ilişkiyi sınırlandırabilir. Hukuk sistemimizde çocuğun menfaati kamu düzeninden sayıldığı için hakimler tarafların iddialarıyla bağlı kalmaksızın resen araştırma yaparak çocuğun güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda kişisel ilişkinin engellenmesi bir ceza yöntemi değil tamamen koruyucu bir tedbir olarak uygulanmaktadır.

Fiziksel Şiddet ve İstismar Nedeniyle Kişisel İlişkinin Kaldırılması

Babanın çocuğa yönelik fiziksel şiddet uygulaması veya cinsel istismarda bulunması kişisel ilişkinin derhal kesilmesini gerektiren en ağır sebeplerin başında gelir. Yargıtay kararlarında da istikrarla vurgulandığı üzere çocuğun yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü her türlü ebeveynlik hakkının üzerindedir. Bir babanın çocuğuna şiddet uyguladığına dair kuvvetli şüphe veya delillerin bulunması halinde mahkemeler hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusuna tereddütsüz bir şekilde görüşmenin kaldırılması yönünde yanıt verir. İstismar vakalarında sadece fiziksel temasın kesilmesi değil aynı zamanda çocuğun psikolojik travmalarının derinleşmemesi için her türlü iletişimin durdurulması esastır. Hatta babanın anneye yönelik ağır şiddet eylemleri dahi çocuğun bu şiddete tanıklık etmesi ve travmatize olması nedeniyle kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya refakatçi eşliğinde yapılması sonucunu doğurabilir. Şiddet eğilimi gösteren bir babanın çocukla yalnız kalması çocuğun güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturduğundan hukuk sistemi bu riski göze almaz.

Madde Bağımlılığı ve Alkol Kullanımı Durumunda Baba Çocuğu Göremez

Uyuşturucu madde bağımlılığı veya kronik alkolizm babanın ebeveynlik yeteneklerini ciddi ölçüde zayıflatan ve çocuğun güvenliğini tehlikeye atan durumlardır. Bağımlılık sorunu yaşayan bir baba muhakeme yeteneğini kaybedebileceği veya öfke kontrolünü sağlayamayacağı için çocuğun bakımı ve gözetimi konusunda yetersiz kalabilir. Mahkemeler bu tür dosyalarda genellikle Adli Tıp Kurumu’ndan veya tam teşekküllü hastanelerden rapor talep eder. Eğer babanın madde bağımlısı olduğu tespit edilirse hangi durumlarda baba çocuğu göremez kriterleri devreye girer ve çocuğun bu ortamdan uzak tutulması sağlanır. Ancak burada izlenen yol her zaman ilişkinin tamamen koparılması olmayabilir. Babanın tedavi olmayı kabul etmesi ve iyileşme sürecine girmesi halinde görüşmelerin uzman bir refakatçi eşliğinde veya belirli kurumlarda yapılmasına karar verilebilir. Yine de aktif madde kullanımı devam ettiği sürece babanın çocukla baş başa kalmasına veya yatılı kişisel ilişki kurmasına izin verilmez.

Babanın Akıl Hastalığı veya Bulaşıcı Hastalığı Bulunması

Babanın akıl sağlığının yerinde olmaması veya çocuğa bulaşma riski taşıyan ağır bir hastalığının bulunması kişisel ilişkiyi engelleyen sağlık temelli nedenlerdir. Türk Medeni Kanunu akıl hastalığını hem bir boşanma sebebi hem de velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde belirleyici bir faktör olarak kabul eder. Özellikle şizofreni, paranoid bozukluklar gibi kişinin davranışlarını kontrol etmesini engelleyen ve saldırganlık riski taşıyan ruhsal hastalıklarda hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusu gündeme gelir. Bu durumda mahkeme babanın hastalığının çocuğun güvenliği için bir risk oluşturup oluşturmadığını sağlık raporlarıyla tespit eder. İlaçlarını düzenli kullanan ve doktor kontrolünde olan hastalar ile tedavi reddi olan hastalar arasında ayrım yapılır. Eğer hastalık çocuğun hayatını veya sağlığını tehdit ediyorsa iyileşme sağlanana kadar görüşme hakkı askıya alınır veya tamamen kaldırılır. Bulaşıcı hastalıklarda ise hastalığın bulaşma riski ortadan kalkana kadar geçici bir tedbir olarak görüşme kısıtlamasına gidilir.

Çocuğun İdrak Çağında Olması ve Görüşmek İstememesi

Çocuk hakları alanındaki modern yaklaşımlar çocuğu sadece korunan bir nesne değil görüşlerine değer verilen bir birey olarak kabul eder. Türk hukuk uygulamasında genellikle 8 yaş ve üzeri çocuklar idrak çağında kabul edilir ve kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerine başvurulur. Mahkemeler tarafından görevlendirilen uzman pedagoglar çocukla yaptıkları görüşmelerde çocuğun babasıyla görüşmek isteyip istemediğini ve bunun nedenlerini araştırır. Eğer çocuk haklı ve tutarlı gerekçelerle babasını görmek istemiyorsa mahkeme bu iradeye üstünlük tanıyabilir. Bu noktada hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusunun yanıtı bizzat çocuğun beyanlarında saklı olabilir. Ancak çocuğun bu reddi annenin manipülasyonu veya yabancılaştırma sendromu sonucu oluşmuşsa mahkeme farklı bir yol izler. Çocuğun babaya karşı haksız yere dolduruşa getirildiği tespit edilirse uzman desteğiyle ilişkinin onarılmasına çalışılır. Buna karşın çocuğun babadan korkması veya geçmişte yaşadığı travmalar nedeniyle görüşmeyi reddetmesi durumunda zorla görüşme tesis edilmez.

Hangi Durumlarda Baba Çocuğu Göremez ve Kaçırma Şüphesi

Uluslararası evliliklerin artması veya ebeveynlerden birinin yurtdışı bağlantılarının olması çocuk kaçırma riskini de beraberinde getirmiştir. Eğer babanın daha önce çocuğu kaçırma girişiminde bulunduğu veya çocuğu yurtdışına kaçırarak bir daha geri getirmeme ihtimalinin yüksek olduğu yönünde somut deliller varsa mahkemeler koruyucu tedbirler alır. Bu tür yüksek riskli durumlarda hangi durumlarda baba çocuğu göremez veya görüşmesi kısıtlanır sorusu hayati önem taşır. Mahkeme kaçırma riskini bertaraf etmek için babanın çocukla görüşmesini sadece Türkiye sınırları içinde yapmasına, pasaportuna tedbir konulmasına veya görüşmelerin sadece belirli merkezlerde gerçekleşmesine karar verebilir. Özellikle yatılı görüşme hakkı kaçırma riski olan dosyalarda kısıtlanarak görüşmelerin gündüzlü ve süreli olması sağlanır. Çocuğun alıştığı ortamdan koparılması ve yasadışı yollarla başka bir ülkeye götürülmesi telafisi imkansız zararlar doğuracağından yargı mercileri bu konuda son derece hassas davranır.

2022 Yılı Sonrası Çocuk Tesliminde Yeni Dönem ve Engellemeler

Türkiye’de 2022 yılında yapılan yasal düzenlemelerle birlikte çocuk teslimi ve kişisel ilişki süreçlerinde icra dönemi kapanmış ve Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri devreye girmiştir. Bu yeni sistem babanın maddi imkansızlıklar nedeniyle çocuğunu görememesi durumunu ortadan kaldırmayı hedeflese de bazı fiili engeller devam etmektedir. Yeni sistemde çocuk teslimi uzmanlar eşliğinde ve çocuk dostu özel mekanlarda yapılmaktadır. Ancak babanın bu merkezlere alkollü gelmesi, saldırgan tavırlar sergilemesi veya çocuğa zarar verici davranışlarda bulunması halinde merkezdeki uzmanlar çocuğu teslim etmeme yetkisine sahiptir. Dolayısıyla hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusu sadece mahkeme kararıyla değil uygulamadaki fiili durumlarla da şekillenmektedir. Uzmanların tutacağı tutanaklar babanın görüş hakkının ilerleyen süreçte kısıtlanmasına veya kaldırılmasına delil teşkil edebilir. Ayrıca babanın sürekli olarak randevularına gelmemesi ve çocuğu ihmal etmesi de kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasına konu olabilir.

Sosyal İnceleme Raporunun Rolü ve Uzman Görüşü

Aile mahkemeleri kişisel ilişki konusundaki kararlarını verirken büyük ölçüde uzman pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından hazırlanan Sosyal İnceleme Raporlarına (SİR) dayanır. Bu raporlar ailenin ev ortamını, ebeveynlerin psikolojik durumlarını ve çocuğun gelişimini derinlemesine analiz eden belgelerdir. Uzmanlar yaptıkları incelemeler sonucunda babanın yaşam koşullarının çocuk için uygun olmadığını, babanın ebeveynlik becerilerinin yetersiz olduğunu veya babanın yanında çocuğun güvende olmayacağını tespit ederse raporlarında görüşmenin kısıtlanması yönünde kanaat bildirirler. Hakimler teknik ve pedagojik bilgi gerektiren bu konularda genellikle uzman görüşüne paralel kararlar verirler. Bu nedenle hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusunun cevabı aslında dava sürecinde hazırlanan bu raporların içeriğinde gizlidir. Raporlarda belirtilen “çocuğun üstün yararına aykırılık” tespiti babanın görüş hakkının önündeki en büyük hukuki ve fiili engeldir.

Hangi Durumlarda Baba Çocuğu Göremez Konusunda Avukat Desteği

Kişisel ilişkinin düzenlenmesi, kısıtlanması veya kaldırılması davaları teknik hukuk bilgisinin yanı sıra pedagojik süreçlerin de takibini gerektiren karmaşık davalardır. Çocuğunuzun güvenliğini sağlamak veya haksız yere engellenen görüşme hakkınızı geri kazanmak için sürecin profesyonel bir şekilde yönetilmesi şarttır. Bir babanın çocuğunu görememesi sadece bugünü değil çocuğun tüm geleceğini ve psikolojik gelişimini etkileyen bir durumdur. Bu nedenle hangi durumlarda baba çocuğu göremez başlığı altında sıralanan sebeplerin varlığı veya yokluğu mahkeme huzurunda somut delillerle ispatlanmalıdır. Yanlış atılan adımlar haklıyken haksız duruma düşmenize ve telafisi zor kayıplar yaşamanıza neden olabilir. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde sürecin hızlı ve etkin yürütülmesi uzmanlık gerektirir.

Sonuç

Özetle Türk hukuk sistemi babanın çocukla kişisel ilişki kurmasını temel bir hak olarak tanımakla birlikte bu hakkı çocuğun üstün yararı ile sınırlandırmıştır. Fiziksel şiddet, cinsel istismar, madde bağımlılığı, ağır akıl hastalığı, bulaşıcı hastalık riski, haysiyetsiz yaşam tarzının çocuğa yansıması, kaçırma şüphesi ve çocuğun haklı nedenlerle görüşmeyi reddetmesi gibi durumlar babanın çocuğu görmesini engelleyen başlıca sebeplerdir. Mahkemeler bu kararları verirken keyfi davranamaz ve mutlaka uzman raporlarına, somut delillere ve yasal düzenlemelere dayanmak zorundadır. Hangi durumlarda baba çocuğu göremez sorusu her somut olayın kendi dinamikleri içerisinde değerlendirilir ve çocuğun menfaati her zaman ebeveynlerin menfaatinin önünde tutulur.

Bu hassas süreçte hak kaybına uğramamak ve çocuğunuzun geleceğini güvence altına almak için alanında uzman hukukçulardan destek almanız hayati önem taşır. Eğer siz de kişisel ilişki konusunda sorun yaşıyor, çocuğunuzu göremiyor veya çocuğunuzun güvenliği için görüşmenin kısıtlanmasını istiyorsanız hukuki süreci Avukat İstanbul bölgesindeki deneyimli hukukçularla yürütmelisiniz. Unutmayın ki aile hukukunda yapılan hataların telafisi zordur ve profesyonel bir Avukat İstanbul desteği davanın seyrini lehinize çevirebilecek en önemli faktördür.

Sık Sorulan Sorular

Mahkeme kararı olmasına rağmen eski eşim çocuğumu göstermiyor ne yapmalıyım?

Mahkeme kararına uymamak suçtur. Artık icra dairesine değil Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurarak çocuk teslimi talep etmeniz gerekir. Çocuğun teslim edilmemesi halinde Aile Mahkemesi’ne şikayette bulunarak karşı tarafın disiplin hapsi ile cezalandırılmasını sağlayabilir ve velayetin değiştirilmesi davası açabilirsiniz.

Babanın nafaka ödememesi çocuğu görmesine engel mi?

Hayır, nafaka borcu ile kişisel ilişki kurma hakkı birbirinden tamamen bağımsızdır. Babanın nafakayı ödememesi annenin çocuğu göstermemesine hukuki bir gerekçe oluşturmaz. Nafaka için icra takibi yapılabilir ancak bu sebeple çocukla görüşme engellenemez.

Alkol kullanan baba çocuğunu görebilir mi?

Sadece sosyal içici olmak görüşmeye engel değildir. Ancak babanın alkol bağımlılığı varsa ve bu durum çocuğun güvenliğini tehlikeye atıyorsa mahkeme kişisel ilişkiyi kısıtlayabilir, refakatçi eşliğinde görüşmeye hükmedebilir veya tedavi olana kadar görüşmeyi tamamen kaldırabilir.

Çocuğum babasını görmek istemiyor zorla gönderilir mi?

Eğer çocuk idrak çağında ise (genellikle 8 yaş ve üzeri) mahkeme pedagog eşliğinde çocuğun görüşünü alır. Çocuğun reddi haklı gerekçelere (korku, şiddet, travma) dayanıyorsa mahkeme zorla görüşme tesis etmez. Ancak annenin yönlendirmesi söz konusuysa uzman desteğiyle ilişki kurulmaya çalışılır.

Boşanma davası devam ederken çocuğu görebilir miyim? 

Evet, boşanma davası açıldığı andan itibaren hakim çocuğun bakımı ve korunması için geçici tedbirler alır. Dava süresince geçerli olmak üzere babayla çocuk arasında şahsi münasebet günleri belirlenir ve baba bu günlerde çocuğunu görme hakkına sahiptir.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

Hakkımızda

Bize Ulaşın

Baştürk Hukuk Bürosu olarak tüm sorularınıza cevap vermekteyiz.