Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu?

Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu?

Boşanma Sürecinde Ekonomik Gelecek ve Bireysel Emeklilik Sisteminin Yeri

Evlilik birliği, tarafların sadece duygusal ve sosyal hayatlarını değil aynı zamanda ekonomik geleceklerini de birleştirdikleri hukuki bir müessesedir. Modern toplum yapısında aile ekonomisinin yönetimi, güncel harcamaların ötesinde geleceğe yönelik tasarrufları da kapsamaktadır. Bu tasarruf araçları arasında son yıllarda devlet politikalarıyla da desteklenen Bireysel Emeklilik Sistemi ya da kısa adıyla BES, önemli bir yer tutmaktadır. Çiftlerin yaşlılık dönemlerinde refah seviyelerini korumak amacıyla yaptıkları bu birikimler, evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi durumunda en karmaşık hukuki tartışmaların odağı haline gelmektedir. Boşanma davaları, sadece medeni halin değişimini ifade eden bir süreç olmaktan çıkmış ve karmaşık finansal enstrümanların tasfiyesini gerektiren teknik bir yargılama faaliyetine dönüşmüştür. Pek çok çiftin boşanma aşamasında yüzleştiği ve hukuki destek aradığı temel konu Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu sorusudur ve bu durum basit bir evet veya hayır cevabından çok daha derin bir hukuki analizi gerektirmektedir. Zira bu sorunun cevabı, evliliğin tarihinden ödemelerin kaynağına, seçilen mal rejiminden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar birçok değişkene bağlıdır. Özellikle büyük metropollerde yaşayan ve ekonomik hayatın içinde aktif rol alan bireyler için, yıllarca biriktirilen bu fonların akıbeti, boşanma sonrasındaki yeni hayatlarını kurarken hayati bir önem taşımaktadır. Bu rapor, potansiyel müvekkiller ve konunun hukuki derinliğini anlamak isteyenler için, Bireysel Emeklilik Sistemi içindeki birikimlerin boşanma aşamasındaki hukuki statüsünü, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarını, hesaplama yöntemlerini ve stratejik izlenmesi gereken yolları tüm detaylarıyla ele almaktadır.

Türk hukuk sisteminde 2002 yılında yapılan köklü değişiklik ile kabul edilen Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, eşlerin evlilik süresince emekleri karşılığında elde ettikleri değerlerin eşit paylaşımını öngörmektedir. Bu rejimin temel felsefesi, evlilik birliğinin bir ekonomik ortaklık olduğu gerçeğine dayanır. Dolayısıyla, bir eşin çalışarak elde ettiği maaşı nasıl ki evlilik birliğinin ortak değeri kabul ediliyorsa, bu maaştan kesilerek geleceğe yatırım olarak yönlendirilen BES birikimleri de aynı hukuki mantıkla değerlendirilmektedir. Ancak Bireysel Emeklilik Sistemi’nin kendine has teknik yapısı, devlet katkısı, fon getirileri, giriş aidatları ve erken çıkış kesintileri gibi unsurları barındırması, klasik bir banka hesabının paylaşımından çok daha farklı prosedürlerin işletilmesini zorunlu kılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu Sistematiğinde Mal Rejimleri ve BES İlişkisi

Hukuki sürecin doğru anlaşılabilmesi için öncelikle Türk Medeni Kanunu’nun kabul ettiği mal rejimi sistematiğinin kavranması gerekmektedir. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi esasını belirlemiştir. Bu tarihten sonra evlenen çiftler, başka bir mal rejimini noter huzurunda yapacakları bir sözleşme ile seçmedikleri takdirde, kanunen otomatik olarak bu rejime tabi olurlar.

Edinilmiş Mal Kavramının Hukuki Derinliği ve Kapsamı

Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Kanun koyucu, karşılığını vererek ifadesiyle, emek ve çalışma unsurunu ön plana çıkarmıştır. Yani bir malın edinilmiş mal sayılabilmesi için, o malın elde edilmesinde eşin bir çabasının, çalışmasının veya maddi katkısının bulunması gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesi edinilmiş malları örnekseme yoluyla saymıştır. Bunlar arasında en önemlisi, eşlerin çalışmasının karşılığı olan edinimlerdir. Maaşlar, ücretler, ikramiyeler ve primler bu kapsamda değerlendirilir.

Bireysel Emeklilik Sistemi üzerine yapılan ödemelerin kaynağı büyük çoğunlukla eşlerin aylık kazançlarıdır. Bir çalışan, her ay maaşının belirli bir yüzdesini BES hesabına aktardığında, aslında edinilmiş mal niteliğindeki nakit parasını, başka bir yatırım aracına dönüştürmüş olmaktadır. Hukukumuzda ikame değer ilkesi gereği, edinilmiş bir malın yerine geçen değerler de edinilmiş mal sayılır. Dolayısıyla, maaş ile ödenen BES primi, sistem içinde birikerek fona dönüşse dahi, hukuki niteliğini korur ve edinilmiş mal olarak kalmaya devam eder. Bu durum, tarafların aklındaki Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu şüphesini giderecek şekilde söz konusu birikimin boşanma halinde diğer eşle paylaşılması zorunluluğunu doğurur.   

Kişisel Mal Ayrımı ve İspat Yükümlülüğü

Her ne kadar genel kural BES birikimlerinin paylaşılması yönünde olsa da, bu kuralın çok önemli istisnaları bulunmaktadır. Kanun, bazı malları Kişisel Mal olarak tanımlar ve bunları paylaşım dışı bırakır. Bireysel Emeklilik Sistemi özelinde kişisel mal sayılacak durumların başında evlilik öncesi birikimler gelmektedir. Eşlerden biri, evlenmeden önce de Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dahil olmuş ve prim ödemiş olabilir. Evlilik birliğinin kurulduğu tarihteki birikim tutarı ve bu tutarın boşanma tarihine kadar getirdiği nemalar, o eşin kişisel malıdır. Diğer eşin bu kısım üzerinde hiçbir hakkı bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra miras veya bağış yoluyla ödenen primler de önem arz eder. Eğer bir eş, BES ödemelerini maaşından değil de kendisine kalan bir mirastan veya ailesinin yaptığı bir bağıştan karşılıyorsa, bu birikimler kişisel mal sayılır. Örneğin, babasından miras kalan bir daireyi satan ve parasını toplu olarak BES hesabına yatıran bir eşin bu birikimi, edinilmiş mal havuzuna dahil edilmez. Ayrıca herhangi bir sebeple alınan manevi tazminat bedelleriyle yapılan BES ödemeleri de kişisel mal niteliğindedir.

Hukukumuzda geçerli olan karine gereği, bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222). Bu demektir ki, boşanma davasında bir BES hesabının varlığı tespit edildiğinde, mahkeme bu hesabın evlilik içinde edinilen paralarla ödendiğini varsayar. Eğer hesap sahibi eş, bu ödemelerin kişisel mallarından yapıldığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İspat yükü, kişisel mal iddiasında bulunan taraftadır ve bu ispatın somut belgelerle, banka dekontlarıyla ve para akış trafiğiyle yapılması gerekir.   

Yargıtay İçtihatlarında Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu Kriterleri

Yargıtay, özellikle 8. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla, Bireysel Emeklilik hesaplarının tasfiyesinde izlenecek yolu netleştirmiştir. Bu kararlar, yerel mahkemeler için bağlayıcı nitelik taşır ve uygulamanın yönünü belirler. Yüksek Mahkeme’nin konuya yaklaşımı, teorik hukuk kurallarının finansal matematik ve aktüerya bilimi ile harmanlanması şeklindedir.

İştira Bedeli İlkesi ve Uygulama Alanı

Yargıtay kararlarında en sık vurgulanan kavram İştira Bedeli kavramıdır. İştira bedeli, sigortacılık terminolojisinde, katılımcının sistemden ayrılmak istemesi durumunda kendisine ödenecek olan net tutarı ifade eder. Bireysel Emeklilik Sistemi, uzun vadeli bir tasarruf aracı olduğu için, sistemden erken çıkışlarda çeşitli kesintiler uygulanmaktadır. Giriş aidatı, yönetim gider kesintisi ve en önemlisi stopaj kesintisi, birikmiş brüt tutarı azaltmaktadır.

Yargıtay, mal rejiminin tasfiyesinde gerçekleşmiş ve mevcut değerlerin esas alınması gerektiği ilkesinden hareketle, BES hesaplarının brüt fon büyüklüğü üzerinden değil, iştira bedeli üzerinden paylaştırılmasına hükmetmektedir. Yani mahkeme, eğer davalı eş boşanma davasının açıldığı gün sistemden ayrılsaydı cebine net kaç para girecekti sorusunun cevabını aramaktadır. Bu yaklaşım, henüz realize olmamış sanal değerlerin paylaşılmasını engeller ve hakkaniyete uygun bir çözüm sunar. Zira hesap sahibi eş, boşanma davası sürerken veya bittikten sonra parayı çekmek istediğinde bu kesintilere maruz kalacaktır. Dolayısıyla diğer eşe verilecek payın da, bu kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutar üzerinden hesaplanması gerekir.   

Yargıtay 2016 5647 Sayılı Emsal Kararın Analizi

Hukuk pratiğinde bir dönüm noktası olan Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2016/5647 Esas ve 2016/6710 Karar sayılı ilamı, BES paylaşımının anayasası niteliğindedir. Bu kararda Yargıtay, Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu hususunda tereddütleri giderecek şu temel prensipleri ortaya koymuştur. Öncelikle BES birikimleri, henüz emeklilik yaşı gelmemiş olsa dahi, sistemden çıkışın yasaklanmadığı her durumda tasfiye edilebilir bir malvarlığı değeridir. Yani daha emekli olmadım, para içeride kilitli savunması geçerli değildir. Mahkeme, primlerin hangi kaynaktan ödendiğini araştırmalıdır. Primler edinilmiş maldan ödenmişse birikim edinilmiş mal, kişisel maldan ödenmişse kişisel maldır. Primlerin kaynağı ispatlanamıyorsa, TMK 222. maddesi gereği edinilmiş mal kabul edilerek tasfiye edilmelidir. Hesaplamanın teknik uzmanlık gerektirmesi nedeniyle, mutlaka sigorta ve aktüerya alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmalıdır.   

Bu karar, yerel mahkemelerin hatalı uygulamalarının önüne geçmiş ve BES’in belirsiz bir alacak değil, hesaplanabilir bir mevcut değer olduğunu tescillemiştir.

Devlet Katkısının Hukuki Durumu ve Paylaşıma Etkisi

Bireysel Emeklilik Sistemi’ni diğer yatırım araçlarından ayıran en önemli özellik, devlet tarafından sağlanan katkı payıdır. Ancak bu katkı payı, hesaba yattığı anda katılımcının mülkiyetine tamamen geçmez. Devlet katkısına hak kazanmak, belirli sürelere bağlanmıştır. Sisteme giriş tarihinden itibaren geçen süreye göre hak ediş oranları değişkenlik gösterir. En az 3 yıl kalanlar için %15, en az 6 yıl kalanlar için %35, en az 10 yıl kalanlar için %60 ve 10 yıl kalıp 56 yaşını dolduranlar için %100 oranında hak ediş söz konusudur.

Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu sorusunun en teknik detayı, işte bu kademeli hak ediş sisteminde gizlidir. Mahkemeler, paylaşımı yaparken beklenen hakları değil, kazanılmış hakları dikkate alır. Boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle eşin sistemde geçirdiği süreye bakılır. Örneğin, boşanma davası açıldığında eş sistemde 4 yıldır kalıyorsa, devlet katkısının sadece %15’ine hak kazanmıştır. Bilirkişi hesaplamasında, biriken toplam devlet katkısının sadece bu %15’lik kısmı aktife eklenir. Geriye kalan %85’lik kısım, henüz hak edilmediği ve şarta bağlı olduğu için hesaplamaya dahil edilmez ve diğer eşe bu kısımdan pay verilmez.

Bu durum, özellikle uzun süreli evliliklerde ve uzun süreli BES katılımlarında paylaşılacak pastanın büyüklüğünü ciddi oranda etkilemektedir. Eğer boşanma davası, hak ediş süresinin dolmasına çok az bir süre kala açılmışsa, bu durum hak kaybına neden olabilir. Ancak Yargıtay’ın katı uygulaması, mal rejiminin sona erdiği tarih esas alındığı için, dava tarihinden bir gün sonra bile hak kazanılacak olsa, o oranın hesaplamaya dahil edilmemesi yönündedir.

Boşanma Davası Öncesi ve Sırasında Mal Kaçırma Girişimleri

Boşanma sürecinin psikolojik gerilimi ve taraflar arasındaki güven kaybı, sıklıkla mal kaçırma girişimlerini de beraberinde getirmektedir. BES hesapları, tapu dairesine gitmeyi veya noter işlemi yapmayı gerektirmediği için, internet bankacılığı üzerinden birkaç tıklama ile nakde çevrilebilmekte ve kaçırılması en kolay varlıklardan biri olarak görülmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunu, bu tür kötü niyetli davranışlara karşı güçlü koruma mekanizmaları geliştirmiştir.

TMK 229 Kapsamında Eklenecek Değerler Hesabı

Kanun koyucu, mal rejiminin tasfiyesinde sadece mevcut malların değil, aynı zamanda kötü niyetle elden çıkarılan malların da hesaba katılması gerektiğini düzenlemiştir. TMK’nın 229. maddesi Eklenecek Değerler başlığı altında iki kritik durumu düzenler. Bunlardan ilki olağan dışı karşılıksız kazandırmalardır; eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar bu kapsama girer. İkincisi ise mal kaçırma kastıyla yapılan devirlerdir; bir eşin, mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler bu madde uyarınca iptal edilmiş sayılır.

Eğer bir eş, boşanma davası açılacağını öngörerek veya dava açılmadan hemen önce BES hesabını kapatır ve parayı çekerse, bu işlem diğer eşin alacağını azaltma kastı ile yapılmış sayılır. Mahkeme, bu parayı sanki hala hesapta duruyormuş gibi malvarlığı aktifine ekler. Buna hukuk dilinde Denkleştirme denir. Parayı çeken eş, o parayı harcadığını beyan etse dahi kurtulamaz. Hesaplanan katılma alacağını, kendi kişisel mallarından veya diğer varlıklarından ödemek zorunda kalır.   

İspat ve Delil Toplama Süreci

Mal kaçırma iddiasının ispatı, davacı tarafa aittir. Ancak BES özelinde bu ispat oldukça kolaydır. Mahkeme aracılığıyla Emeklilik Gözetim Merkezi’ne, Takasbank’a ve ilgili sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak, geriye dönük tüm hesap hareketleri istenir. Bu kayıtlarda hesabın ne zaman açıldığı, hangi tarihlerde ödeme yapıldığı, ne zaman çıkış işlemi yapıldığı ve çıkış yapılırken hangi banka hesabına ne kadar para aktarıldığı açıkça görülür.

Eğer çıkış tarihi ile boşanma davası tarihi birbirine çok yakınsa, Yargıtay hayatın olağan akışına aykırılık ilkesi gereği mal kaçırma kastının varlığını kabul etmektedir. Hatta boşanmadan 1 yıl veya 2 yıl önce yapılan çıkışlarda bile, paranın nereye harcandığının makul bir şekilde açıklanamaması durumunda, bu tutar tasfiyeye dahil edilir.   

Bilirkişi İncelemesi ve Aktüeryal Hesaplama Yöntemleri

Bireysel Emeklilik hesaplamaları, basit bir matematik işleminin ötesinde, finansal piyasaların işleyişini ve sigortacılık tekniklerini içeren kompleks bir süreçtir. Bu nedenle aile mahkemesi hakimleri, dosyayı mutlaka alanında uzman bir bilirkişiye tevdi ederler. Bilirkişi raporu, davanın sonucunu belirleyen en önemli delildir.

Bilirkişinin Hesaplama Yaparken İzlediği Adımlar

Bilirkişi incelemesi belirli bir sistematik içinde gerçekleştirilir. Bilirkişi öncelikle evlilik tarihi ile boşanma davası tarihi arasındaki dönemi netleştirir. Evlilik öncesi yapılan ödemelere ait fon payları ve bunların dava tarihine kadar getirdiği getiriler ayrıştırılarak Kişisel Mal hanesine yazılır. Evlilik birliği içinde ödenen primlerin kaynağı incelenir. Dosyada aksi ispat edilmedikçe, bu primlerin tamamı Edinilmiş Mal kabul edilir. Sadece anapara değil, bu anaparanın fonlarda değerlenmesi sonucu oluşan kâr payları da edinilmiş maldır. Bilirkişi, dava tarihindeki toplam birikim tutarını tespit eder. Tespit edilen toplam brüt tutardan, dava tarihi itibariyle geçerli olan erken çıkış kesintisi ve stopaj oranı düşülür. Eşin kıdemine göre hak ettiği devlet katkısı oranı hesaplanarak net tutara eklenir. Bulunan nihai net rakam Artık Değer olarak adlandırılır. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi gereği, bu değerin yarısı diğer eşin Katılma Alacağı olarak raporlanır.   

Raporlara İtiraz ve Hukuki Müdahale

Bilirkişi raporları her zaman hatasız değildir. Özellikle fon getirilerinin yanlış hesaplanması, kişisel mal savunmalarının göz ardı edilmesi veya devlet katkısı oranlarının yanlış uygulanması sıkça karşılaşılan hatalardır. Tarafların, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde itiraz etme hakları vardır. Bu aşamada, uzman hukukçuların devreye girmesi, teknik hataların tespiti ve lehe düzeltilmesi açısından kritiktir. Etkili bir itiraz dilekçesi ile mahkemeden ek rapor alınması veya dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesi sağlanabilir.

Mal Rejiminin Sona Erme Tarihi ve Donma Anı

Mal paylaşımı davalarında zamanlama her şeydir. Hukuken mal rejiminin sona erdiği tarih, boşanma davasının açıldığı tarihtir (TMK m. 225). Bu tarih, malvarlıklarının değerlerinin dondurulduğu anı ifade eder. Ancak tasfiye anı karar tarihine en yakın tarihtir. Bu iki kavramın BES özelinde yarattığı ikilik ise oldukça önemlidir.

Mahkeme, boşanma davası açıldığı andaki BES hesabındaki birim pay adedini esas alır. Örneğin dava tarihinde hesapta 1000 adet fon payı varsa, tasfiye bu 1000 adet pay üzerinden yapılır. Dava tarihinden sonra eşin maaşından ödemeye devam ettiği primlerle alınan yeni fon payları tasfiyeye dahil edilmez. Çünkü dava tarihinden sonraki kazançlar artık o eşin kişisel malıdır. Ancak, dava tarihindeki o 1000 adet payın değeri, dava süresince artabilir veya azalabilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, malın sürüm değeri karar tarihine en yakın tarihteki değer olmalıdır. Yani dava açıldığında 100.000 TL olan birikim, dava bittiğinde fonların değerlenmesiyle 150.000 TL olmuşsa, paylaşım bu güncel değer üzerinden yapılır. Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu konusunda en çok yanılınan nokta burasıdır; dava tarihinden sonraki prim ödemeleri değil, dava tarihindeki mevcut payların değer artışı paylaşıma konu olur.   

Otomatik Katılım Sistemi OKS Kapsamında Hukuki Süreç

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’na eklenen düzenlemelerle hayatımıza giren Otomatik Katılım Sistemi, çalışanların işverenleri aracılığıyla otomatik olarak BES’e dahil edilmesini sağlar. OKS, gönüllü BES’ten farklı olarak zorunlu bir başlangıca sahiptir ancak cayma hakkı mevcuttur.

Hukuki nitelik açısından OKS ile gönüllü BES arasında, boşanma paylaşımı bakımından bir fark bulunmamaktadır. OKS ödemeleri doğrudan çalışanın maaşından kesilerek yapıldığı için, kaynağı tartışmasız bir şekilde edinilmiş maldır. Maaşın bir cüzü olan bu kesintiler, sistemde biriktiğinde de edinilmiş mal karakterini korur. Dolayısıyla boşanma halinde OKS hesaplarındaki birikimler de, gönüllü BES hesapları gibi aynı usullerle hesaplanarak paylaştırılır. İşveren tarafından sisteme ekstra bir katkı yapılıyorsa, bu katkının niteliği de ücretin eki sayıldığından yine edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir.   

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Güncel Yaklaşımlar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, daireler arasındaki görüş ayrılıklarını gideren ve içtihadı birleştiren en üst merci olarak, Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu tartışmalarına son noktayı koymuştur. Genel Kurul kararlarında, evlilik birliğinin ekonomik bir ortaklık olduğu vurgusu öne çıkar. Hayatın olağan akışı ilkesi gereği, evlilik içinde yapılan tasarrufların ortak geleceğe yatırım olduğu ve boşanma ile bu ortaklığın bitmesi durumunda yatırımın da tasfiye edilmesi gerektiği belirtilmiştir.   

Özellikle mal rejiminin tasfiyesi davalarında 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulandığına dair kararlar, BES alacakları için de geçerlidir. Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde mal rejimi davası açılarak BES’ten kaynaklanan katılma alacağı talep edilebilir. Bu süre hak düşürücü değil, zamanaşımı süresidir. Yani 10 yıl geçtikten sonra dava açılırsa ve karşı taraf zamanaşımı itirazında bulunursa dava reddedilir; ancak itiraz edilmezse dava görülebilir. Yine de hak kaybı yaşamamak adına davanın boşanma ile birlikte veya hemen akabinde açılması en sağlıklı yoldur.

Stratejik Tavsiyeler ve Uzlaşma Kültürü

Boşanma sürecinde BES paylaşımı, taraflar için sadece hukuki değil, finansal bir strateji meselesidir. Özellikle nakit sıkışıklığı olan durumlarda, katılma alacağının ödenmesi davalı eşi zor durumda bırakabilir. Bu noktada Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı hesaplarının diğer malvarlıklarıyla birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Hukukumuzda takas mümkündür. Örneğin, davacı kadının BES’ten alacağı ile davalı kocanın evden alacağı takas edilebilir. Bu sayede BES hesabının bozulmasına gerek kalmadan, diğer varlıklar üzerinden denkleştirme sağlanmış olur. Bu strateji, özellikle erken çıkış kesintilerinden kaçınmak isteyen taraflar için mantıklı bir yoldur.

Çekişmeli yargılamanın uzun ve masraflı süreci yerine, tarafların BES paylaşımı konusunda anlaşarak protokol yapmaları mümkündür. Anlaşmalı boşanma protokolüne, tarafların birbirlerinin BES hesaplarından herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceklerine dair bir madde eklenmesi, tüm bu hesaplama ve dava süreçlerini ortadan kaldırır. Ancak bu feragatın bilinçli yapılması gerekir. Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu sorusunu sormadan ve hakkının ne kadar olduğunu bilmeden yapılan feragatler, ileride pişmanlıklara yol açabilir. Bu nedenle protokol imzalamadan önce bir avukattan hukuki danışmanlık alarak potansiyel alacak miktarının hesaplatılması önerilir.

Bireysel Emeklilik Paylaşımında Özellikli Durumlar Tablosu

Aşağıdaki tablo, farklı senaryolarda BES birikimlerinin hukuki statüsünü özetlemektedir:

Senaryo / Ödeme KaynağıHukuki StatüPaylaşım Durumu
Evlilik birliği içinde maaş ile yapılan ödemeEdinilmiş MalYarı yarıya paylaşılır (%50)
Evlilik öncesi yapılan ödeme ve getirisiKişisel MalPaylaşılmaz
Miras kalan para ile yapılan ödemeKişisel MalPaylaşılmaz
Piyango/Şans oyunu ikramiyesi ile ödemeEdinilmiş MalYarı yarıya paylaşılır
Kıdem tazminatı ile yapılan toplu ödemeEdinilmiş MalYarı yarıya paylaşılır
Manevi tazminat bedeli ile ödemeKişisel MalPaylaşılmaz
Üçüncü kişinin (anne/baba) bağışıyla ödemeKişisel MalPaylaşılmaz
Boşanma davası açıldıktan sonraki ödemeKişisel MalPaylaşılmaz

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki birikimlerin boşanma durumunda paylaşımı, modern aile hukukunun en teknik alanlarından birini oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun benimsediği Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, evlilik birliği içerisinde emek karşılığı elde edilen her türlü değerin paylaşılmasını emreder. Bu bağlamda, maaş ve benzeri gelirlerle finanse edilen BES hesapları, tartışmasız bir şekilde edinilmiş maldır ve tasfiyeye tabidir. Müvekkillerimizden sıkça duyduğumuz Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu sorusunun cevabı, istisnai kişisel mal durumları hariç olmak üzere, evettir.

Sürecin yönetimi; iştira bedelinin tespiti, devlet katkısı hak ediş oranlarının hesaplanması, kişisel mal savunmalarının ispatı ve mal kaçırma iddialarının takibi gibi çok katmanlı bir hukuki mücadeleyi gerektirir. Yargıtay’ın 2016 tarihli emsal kararlarıyla belirlediği yol haritası, uygulamanın temelini oluştursa da her somut olay kendi içinde farklılıklar barındırır. Özellikle hesaplama tarihlerinin ve değerlemelerin doğru yapılması, hak kaybına uğramamak adına kritiktir.

Boşanma aşamasındaki bireylerin, duygusal kararlar vermek yerine finansal geleceklerini güvence altına alacak rasyonel adımlar atmaları gerekir. Bu süreçte, mal rejimleri hukukuna hakim, hesaplama yöntemlerini bilen ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip eden bir Avukat İstanbul ve çevresinde hukuki destek almak, sürecin lehe sonuçlanmasında belirleyici olacaktır. Unutulmamalıdır ki, adalet kendiliğinden tecelli etmez; doğru bilgi, doğru strateji ve etkili bir hukuki temsille elde edilir. Haklarınızın bilincinde olmak, yeni hayatınıza daha güçlü ve güvenli bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır. Profesyonel bir Avukat İstanbul desteği ile mal paylaşımı davanızı en adil şekilde sonuçlandırmak mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Boşanmada BES paylaşımı için ayrı bir dava açmak gerekir mi

Evet, boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi davası teknik olarak birbirinden bağımsız davalardır. Uygulamada genellikle boşanma davası ile birlikte talep edilse de mahkemeler bu dosyayı ayırır veya boşanma kararının kesinleşmesini bekletici mesele yapar. Yani mal paylaşımı davasının görülebilmesi için öncelikle boşanma kararının kesinleşmesi gerekir.

Eşim BES hesabını benden gizliyor, nasıl tespit edebilirim

Mal paylaşımı davasında mahkeme, tarafların talebi üzerine Emeklilik Gözetim Merkezi’ne ve Takasbank’a yazı yazar. Bu kurumlar, kişinin TC kimlik numarası üzerinden Türkiye’deki tüm sigorta şirketlerindeki BES hesaplarını tek bir tuşla listeleyebilir. Dolayısıyla eşinizin sizden BES hesabı gizlemesi hukuken ve teknik olarak mümkün değildir; mahkeme kanalıyla tüm hesaplar ortaya çıkarılır.

BES’teki paranın tamamını çekip eşime vermek zorunda mıyım

Hayır, BES hesabınızı bozmak veya parayı çekmek zorunda değilsiniz. Mahkeme, eşinizin hakkı olan tutarı belirler ve bu tutarın eşinize ödenmesine karar verir. Siz bu parayı nakit birikimlerinizden, borç alarak veya başka bir malvarlığınızı satarak ödeyebilirsiniz. Ödemeyi yaptığınız sürece BES hesabınızın aynen devam etmesinde bir sakınca yoktur.

Evlenmeden önce yaptığım BES birikimleri de paylaşılır mı

Hayır, evlilik tarihinden önceki birikimleriniz ve bu birikimlerin boşanma tarihine kadar getirdiği getiriler sizin Kişisel Malınızdır. Boşanma davasında bu kısım hesaplanarak toplam tutardan düşülür. Sadece evlilik tarihinden sonra yatırdığınız primler ve bunların getirileri paylaşıma konu edilir. Bu durum Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu sorusunun en önemli istisnasını oluşturur.

Devlet katkısının tamamını alabilir miyim

Hayır, boşanma davasının açıldığı tarihte devlet katkısının ne kadarına hak kazanmışsanız, hesaplamaya sadece o miktar dahil edilir. Örneğin sistemde 3. yılınızı doldurduysanız devlet katkısının %15’i hesaba katılır, geri kalan %85’i henüz hak edilmediği için hesaplama dışı tutulur.

Boşanma davası açılmadan hemen önce parayı çekersem ne olur

Bu durum Mal Kaçırma olarak değerlendirilir. TMK 229. maddesi gereği, boşanma davasından önceki 1 yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar veya süre sınırı olmaksızın mal kaçırma kastıyla yapılan devirler Eklenecek Değer olarak kabul edilir. Mahkeme parayı çekmemişsiniz gibi hesaplama yapar ve eşinizin payını ödemek zorunda kalırsınız. Ayrıca mahkeme masrafları ve vekalet ücreti yükünüz artabilir.

Çalışmayan ev hanımı eş de kocasının BES’inden pay alabilir mi

Evet, kesinlikle alabilir. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’nin temeli, evlilik birliğinde rol ayrımına dayanır. Bir eşin dışarıda çalışarak para kazanması, diğer eşin ev işlerini yapması veya çocuklara bakması eşdeğer katkı olarak kabul edilir. Bu nedenle çalışmayan eş, çalışan eşin evlilik süresince edindiği tüm mallar üzerinde %50 oranında hak sahibidir.

BES paylaşımında zamanaşımı süresi ne kadardır

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davalarında zamanaşımı süresi, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldır (TBK m. 146). Bu süre içinde dava açılmazsa alacak hakkı zamanaşımına uğrar. Ancak ispat kolaylığı ve hak kaybı yaşamamak adına, boşanma süreciyle birlikte hareket etmek en doğrusudur. Bireysel Emeklilik Boşanınca Paylaşılıyor Mu konusundaki haklarınızı bu süre içinde talep etmeniz şarttır.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

Hakkımızda

Bize Ulaşın

Baştürk Hukuk Bürosu olarak tüm sorularınıza cevap vermekteyiz.