Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması Hukuki Çerçevesi
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ikamet eden yabancı uyruklu şahısların araç edinimi hakkı, Türkiye’deki yasal süreçlerin en karmaşık ve yanlış anlaşılan alanlarından birini teşkil etmektedir. Bu süreç, yabancının sahip olduğu oturma izni (ikamet tezkeresi) statüsü ile Gümrük Kanunu’nun vergi muafiyeti hükümleri arasındaki derin ayrımı anlamayı gerektirir. Pek çok yabancı, sahip olduğu kısa dönem veya uzun dönem ikamet izninin, kendilerine vergisiz araç kullanma hakkını otomatik olarak tanıdığını düşünme yanılgısına düşmektedir. Oysa Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması konusu, idari izin (ikamet) ile mali muafiyet (Gümrük) kavramlarının birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığı bir alandır.
Bu hukuki rehberliğin başlangıcında, yabancının niyetine ve hukuki statüsüne bağlı olarak iki ana araç edinimi yolunun bulunduğu netleştirilmelidir. Birinci yol, Türk mevzuatına tamamen tabi olan ve risksiz standart alım yoludur; bu yolda araç, Türk plakası alır ve tüm yerel vergilere tabidir. İkinci yol ise, yüksek vergi muafiyeti sunan, ancak son derece kısıtlayıcı Gümrük rejimlerine tabi olan geçici ithalat (Mavi Plaka, MA/MZ) yoludur. Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması kararı verilirken, bu iki yolun şartları ve sonuçları profesyonelce analiz edilmelidir.
Mevzuatın Kaynağı Gümrük Kanunu ve İkamet Hukuku İlişkisi
Yabancıların Türkiye’de araç alımında karşılaştığı temel çatışma, Göç İdaresi tarafından düzenlenen İkamet Hukuku ile Ticaret Bakanlığı’na bağlı Gümrük İdareleri tarafından uygulanan Gümrük Hukuku arasındaki yetki karmaşasından kaynaklanmaktadır. Oturma izni, bir yabancının Türkiye’de yasal olarak kalmasına izin veren idari bir belgedir. Bu izin, yabancıya yasal kalış hakkını tanır, ancak bu hak, Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gibi mali yükümlülüklerden muafiyet anlamına gelmez. Vergi muafiyeti hakkı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri çerçevesinde, kişinin “Yurtdışında Yerleşik Olma” şartını veya çalışma, öğrenci ya da emekli gibi özel bir statüyü sağlamasına bağlıdır.
Bu durumun hukuki yorumu, Türkiye’de uzun süreli ikameti olan yabancıların çoğunun, vergisiz araç getirme hakkını kaybetmesi sonucunu doğurur. Çünkü Gümrük mevzuatı, bir aracın vergisiz ithalatına izin verilen “yerleşiklik” tanımını, kişinin son bir yıldaki fiziki hareketlerine, yani meşhur 185 gün kuralına göre belirlemektedir. Bu nedenle, ikamet tezkeresi sahibi yabancılar, oturma izinlerini mali muafiyetin kanıtı olarak görmekteyken, Gümrük Kanunu, kişinin fiziki hareketliliğine odaklanarak tam tersi kriterler aramaktadır. Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması sürecindeki bu hukuki ayrım, potansiyel müvekkiller için profesyonel danışmanlık ihtiyacını doğuran en kritik noktadır.
Standart Satın Alma Rejimi Türk Plakalı Araç Edinimi
Vergi muafiyeti şartlarını karşılayamayan veya Gümrük Kanunu’nun katı kullanım kısıtlamalarına tabi olmak istemeyen yabancılar için, standart Türk plakalı araç satın almak en güvenli ve yasal olarak en az riskli yoldur. Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması bu yol ile gerçekleştiğinde, yabancıya tam mülkiyet, serbest kullanım ve kısıtlamasız devir hakkı sunulmuş olur. Süreç, temel olarak Türk vatandaşlarıyla benzer prosedürleri izlese de, yabancının bazı özel yasal gereklilikleri yerine getirmesi şarttır.
Türk Plakalı İkinci El veya Sıfır Araç Alımının Temel Koşulları
Türk plakalı araçlar, sıfır veya ikinci el olsun, yürürlükteki tüm yerel vergilere, özellikle yüksek oranlı ÖTV ve KDV’ye tabidir. Yabancının yasal ikametinin bulunması, pasaportunun geçerli olması ve gerekli mali yükümlülüklerin karşılanması esastır. Bu vergilerin ödenmesi, aracı Gümrük Kanunu’nun geçici ithalat kısıtlamalarından tamamen kurtarır. Yüksek vergi ödense dahi, uzun vadeli sahiplik ve serbest kullanım açısından mutlak güvence sağlayan bu yol, genellikle Türkiye’de kalıcı olarak yerleşmeyi planlayan yabancılar için önerilmektedir.
Vergi Kimlik Numarası Edinimi ve Önemi
Türkiye’de araç alım, satım ve tescil işlemlerinin resmiyet kazanabilmesi için, yabancı uyruklu şahısların bir Vergi Kimlik Numarası (VKN) edinmeleri zorunludur . VKN, yabancının Türkiye’deki finansal, resmi ve yasal işlemlerini kolaylaştıran kilit bir gerekliliktir. Yabancılar, bu numarayı almak için pasaportlarının aslı ve fotokopisi ile birlikte herhangi bir vergi dairesine şahsen başvurabilirler . Başvuru süreci genellikle hızlıdır ve 10-15 dakika içerisinde potansiyel vergi kimlik numarası tahsis edilir .
Noter Satış İşlemlerinde Yabancılardan İstenen Belgeler
Türk hukukunda araç sahipliği devri, Noterlikler aracılığıyla gerçekleştirilmek zorundadır. Alım satım işlemi Noter huzurunda yapılırken, yabancı alıcılardan geçerli bir kimlik belgesi (pasaport) ve alınan Vergi Kimlik Numarası istenir. Noterler, işlem sırasında aracın geçerli sigorta ve muayene kontrolünü otomatik olarak sistem üzerinden yapmaktadır. Ayrıca, araç üzerinde herhangi bir hak mahrumiyeti (haciz, rehin) olup olmadığı da kontrol edilir. Uzman bir avukat, Noter sürecine başlamadan önce aracın hukuki geçmişini detaylıca inceleyerek müvekkilin yatırımını güvence altına almalıdır. Devir işlemi başarıyla tamamlandığında, noter tarafından araç tescil belgesi basılır ve sahiplik resmiyet kazanır.
Özel Tüketim Vergisi ÖTV ve Katma Değer Vergisi KDV Yükümlülükleri
Standart alım yolu tercih edildiğinde, yabancı alıcılar da Türkiye’deki yüksek ÖTV ve KDV oranlarına tabidir. ÖTV oranları, araçların motor hacmi ve değeri gibi faktörlere bağlı olarak %220’ye kadar ulaşabilmektedir . İkamet iznine sahip olmak, bu vergilerden muafiyet sağlamaz. Yalnızca yabancı diplomatik personel, konsolosluk görevlileri veya belirli engellilik derecesine sahip bireyler ÖTV ve KDV muafiyetinden yararlanabilir . Eğer bir yabancı, uzun dönem ikamet izni sahibi ise, yüksek vergiyi ödeyerek tam mülkiyet edinimi, kısıtlamasız kullanım ve serbest devir hakkı kazanmak, Gümrük Kanunu’nun getirdiği risklerden kaçınmak adına genellikle daha pratik bir tercihtir. Bu yol, Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması sırasında hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırır.
Geçici İthalat Rejimi Vergi Muafiyetli Araç ve Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması
Türkiye’de ikamet eden ve vergi muafiyetli araç kullanmayı hedefleyen yabancılar için alternatif yol, Gümrük Kanunu’nun geçici ithalat rejimine tabi olan Yabancı Taşıt Geçici Giriş Karnesi (YTGGK) alınmasıdır. Bu araçlar, yabancının statüsüne göre MA veya MZ plakalarıyla tescil edilir ve halk arasında Mavi Plaka olarak bilinir.
Mavi Plaka Tax-Free Araç Hakkı Kimlere Verilir
Bu rejim, esas olarak Türkiye’de yerleşik olmayan, ancak belirli bir amaç (eğitim, görev, emeklilik) için geçici süreyle Türkiye’de bulunan kişilere tanınır. Yalnızca oturma iznine sahip olmak, bu haktan faydalanmak için yeterli değildir. Hak sahibi olabilmek için kişinin öğrenci ikamet iznine, çalışma iznine sahip olması veya yurt dışından emekli olması gibi özel statüleri taşıması gerekir. Türkiye’de ikamet eden ve yurtdışında yerleşik olmayan kişiler (çift uyruklular veya Türkiye’den emekliler), bu haktan yararlanamazlar.
Oturma İzni Tek Başına Vergi Muafiyeti Sağlar mı
Geçici ithalat rejimindeki en büyük yanılgı, ikamet izninin muafiyet sağlamasıdır. Oysa ikamet izni (kısa dönem, uzun dönem, tedavi amaçlı ), yabancının aracını Türkiye’de tutabileceği azami süreyi belirleyen idari bir sınırlamadır ve bu süre hiçbir zaman 730 günü (iki yılı) geçemez. Esas muafiyet, Gümrük mevzuatındaki “Yurtdışında Yerleşik Olma” şartına bağlıdır. Dolayısıyla Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması sadece yasal kalış süresi ile ilişkilidir, vergi avantajı ile değil.
“Yurtdışında Yerleşik Olma” Şartının Hukuki Tanımı ve 185 Gün Kuralı
Geçici ithalat hakkından faydalanmanın temel hukuki dayanağı, Gümrük Kanunu uyarınca kişinin yurtdışında yerleşik olmasıdır. Yurtdışında yerleşik olma, Türkiye’ye giriş yapılmak istenen tarihten geriye doğru son bir yıl (365 gün) içerisinde en az 185 gün fiilen yurtdışında bulunmak demektir. Bu kural, Gümrük İdaresi tarafından mutlak surette ve en ufak sapmaya izin vermeden uygulanır. Bu kural, yabancının ikamet tesis etmesi, yani olağan durumunun yurtdışında bulunması şartını da içerir. Örneğin, gemilerde çalışan veya otelde kalan kişiler, 185 günü yurtdışında geçirseler bile, yurtdışında ikamet tesis etmedikleri için yerleşik sayılmazlar.
185 Gün Süre Hesabının Yapılış Şekli Gümrük Uygulamaları
185 günlük süre hesabı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden temin edilen pasaport giriş-çıkış kayıtlarına göre özel bir program vasıtasıyla yapılır. Hesaplama, Türkiye’ye giriş yapılmak istenen tarihten geriye doğru 365 gün gidilerek yapılır ve bu süre hesabında taşıtlı veya taşıtsız yapılan tüm giriş ve çıkışlar dikkate alınır. Önemli bir hukuki detay, 185 günlük sürenin kesintisiz olarak yurtdışında geçirilmesine gerek bulunmamasıdır; yıl içindeki toplam kalış süresi önemlidir. Vatandaşlar, e-Devlet kapısında yer alan “yurtdışı yerleşiklik sorgulama” hizmetini kullanarak kendi giriş-çıkış bilgilerine ulaşabilirler. Ancak, Türkiye’de uzun süre kalmaya başlayan yabancı, ikamet iznini aldıktan sonra bile bu kuralı ihlal ettiği için YTGGK hakkını kaybedebilir. Eğer bir yabancı, ikamet izni başvurusunu Türkiye’deyken yapmış ve bu sürede yurtdışına çıkmamışsa, izni çıksa dahi Gümrük başvurusu için gereken 185 gün şartını sağlayamayacaktır.
Vergisiz Araçtan Faydalanmada Özel Statüler ve İstisnalar
Geçici İthalat rejiminde, bazı özel statüler, 185 gün kuralına ilişkin esneklikler veya kısıtlamalar getirir.
Yurtdışından Emekli Yabancılar İçin İstisna Hükümleri
Türkiye Gümrük Bölgesi dışından emekli olan yabancı uyruklular ve Türk vatandaşları, belirli muafiyetlerden yararlanmaktadır. En önemli istisna, bu kişilerin emeklilik tarihinden sonra Türkiye’ye ilk defa getirecekleri kişisel kullanıma mahsus araçlar için 185 gün yurtdışında bulunma şartının aranmamasıdır. Bu muafiyetin geçerli olması için yabancının emeklilik belgesini ibraz etmesi gerekir. Ancak bu esneklik, Gümrük Kanunu’nun temel prensibine karşı bir istisna tanısa da, emeklinin bu avantajı sadece ilk girişinde kullanabileceği ve aracın devir veya satışının kısıtlandığı unutulmamalıdır. Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması bu statüde dahi belirli kısıtlamalara tabidir.
Türkiye’de Eğitim Gören Yabancı Öğrenciler İçin YTGGK Uygulaması
Öğrenci ikamet iznine sahip yabancılar, master eğitimi alanlar dahil , YTGGK (Mavi Karne) hakkından yararlanabilirler. Öğrenci statüsü, 185 gün kuralını bir ölçüde bypass etse de, aracın kalış süresi öğrenim süresiyle sınırlıdır ve 730 günü aşamaz. Öğrenim bittiğinde veya öğrenci ikamet izni kısa dönem ikamete çevrildiğinde, araç derhal yurtdışı edilmelidir. Bu statü değişimlerinin gümrük üzerindeki ani ve ağır etkileri, önceden planlanmış hukuki danışmanlık gerektirir.
Çift Uyruklu Kişilerin ve Türkiye’den Emeklilerin Durumu Kısıtlamalar
Mevzuat, vergisiz araç hakkından yararlanacak kişileri açıkça sınırlar. Türk vatandaşlığı bulunan çift uyruklu kişiler ve Türkiye’den emekli olmuş kişiler, YTGGK hakkından kesinlikle yararlanamazlar. Bu kısıtlama, sistemin Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından vergi avantajı sağlamak amacıyla kullanılmasını engellemeyi amaçlar. Bu durum, yalnızca yabancı uyruklu olanlar için Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması sırasında vergi muafiyeti avantajını kullanma kapısını aralar, ancak onlarda da 185 gün kuralı geçerlidir.
Geçici İthalat İşlemleri ve Teminat Yükümlülüğü
Geçici ithalat rejiminde, aracın gümrüğe kaydı ve genellikle teminat mektubu sunulması istenir. Bu teminat, taşıtın marka, tipi, motor hacmi ve model yılına göre Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TURING) gibi kurumlar aracılığıyla belirlenir. Teminatın verilmesi, aracın gümrük vergilerinin ödenmesini garanti altına alır. Gerekli evraklar arasında taşıt ruhsatı ve konsolosluk satış sözleşmesi bulunabilir.
Geçici İthal Edilen Araçların Türkiye’de Kullanım ve Devir Kısıtlamaları
Vergisiz araç kullanımı, Gümrük idaresi tarafından en titizlikle denetlenen alandır. Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması sonrasında getirdiği araç üzerindeki kullanım kısıtlamaları, genellikle yabancıların en çok ihlal ettiği ve en ağır mali cezaları aldığı konudur.
Maksimum Kalış Süresi İkamet İznine Bağlı Süreç Yönetimi
Yabancı uyruklu kişilerin (Mavi Kart hamili olanlar hariç) taşıtlarına verilecek süre, kişinin ikamet tezkeresinde belirtilen Türkiye’de kalma süresinden uzun olamaz. Bu süre, yasal olarak en fazla 730 gün ile sınırlandırılmıştır. Süre bitiminde, yabancı ya aracı yurtdışına çıkarmalı ya da yasal uzatma başvurularını Gümrük mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirmelidir. Süre sonunda şartları sağlayamayan kişiler, şartları sağlayana kadar taşıt getiremezler.
Taşıtı Kullanma Hakkı Olan Kişiler Eş ve Birinci Derece Yakınlar
Geçici ithal edilen taşıtın kullanımı, sıkı kurallara tabidir. Taşıt, hak sahibinin (aracı Türkiye’ye getiren yabancının) Türkiye’de bulunması şartıyla, ikamet yeri Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunan eşi, anne, baba ve çocukları tarafından kullanılabilir. Burada kritik nokta, sadece akrabalık bağının değil, o akrabanın da Gümrük açısından “Türkiye’de yerleşik olmama” şartını sağlaması gerektiğidir. Taşıt, hak sahibinin araç içinde bulunması zorunluluğu olmaksızın kullanılabilir.
Kullanım Kısıtlamaları ve Türkiye’de Yerleşik Kişilerin Kullanım Yasağı
Turistik kolaylıklar kapsamında ithal edilen araçların, Türkiye’de yerleşik kişilerce (Türk vatandaşları veya Türkiye’de yerleşik sayılan yabancılar) kullanılması kesinlikle yasaktır. Gümrük, bir araca vergi muafiyeti tanıyarak devletin vergi kaybını kabul etmekte ve bunun karşılığında kullanım alanını son derece daraltmaktadır. Bu yasağın ihlali, ciddi yaptırımlara yol açar.
Araç Sahibinin Yurtdışında Olması Durumunda Kullanım Sınırları
Kullanım kısıtlamalarının en katı ve sık ihlal edilen kuralı, araç sahibinin yurtdışına çıkışı ile ilgilidir. Taşıt hak sahibi yurtdışına çıktığı anda, araç Türkiye’de kalan hiç kimse tarafından (eşi veya ebeveyni dahil) kullanılamaz; araç gümrük gözetiminde park halinde bırakılmalıdır. Bu durum, yabancı müşteriler için önemli bir yaşam kısıtlamasıdır. Eğer bir yabancı sık sık yurtdışına seyahat ediyor ve ailesi Türkiye’de yaşıyorsa, vergisiz araç yerine vergili Türk plakalı araç almak, pratik yaşam ve hukuki risk yönetimi açısından daha uygun olabilir.
Hukuki İhlaller ve Ağır Cezai Yaptırımlar Gümrük Riskleri
Gümrük mevzuatına aykırılıklar, yabancılar için en büyük mali risk alanını oluşturur. Geçici ithalat rejiminin suistimali veya süresinin aşılması, Gümrük Kanunu tarafından çok ağır ve caydırıcı cezalarla karşılanır.
Kalış Süresinin Aşılmasının Hukuki Sonuçları ve Para Cezaları
Yabancı taşıtların Türkiye’de kalma sürelerinin aşılması halinde idari para cezaları uygulanır. 2025 yılı tarifelerine göre, gecikme süresi kademeli olarak cezalandırılır: 1 aya kadar aşımda 2.382 TL, 2 aya kadar aşımda 4.764 TL ve 3 aya kadar aşımda 7.146 TL para cezası tahsil edilir. Bu kademeli yapı, Gümrük İdaresinin üç aylık süreyi idari hata ile kasıtlı ihlal arasındaki ayrım noktası olarak gördüğünü gösterir.
3 Ayı Aşan Süre Aşımlarında Mali Yıkım Riski
En kritik ve maliyeti en yüksek durum, kalış süresinin üç ayı geçmesidir. Üç ayı geçen süre aşımlarında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 238. Maddesi uyarınca, aracın gümrük vergileri (ÖTV ve KDV) toplam tutarının dörtte biri (1/4) oranında para cezası tahsil edilir. Türkiye’deki vergi oranlarının yüksekliği göz önüne alındığında, bu ceza, aracın piyasa değerine yakın miktarlara ulaşabilir ve müvekkil üzerinde ciddi bir mali yük oluşturur. Bu aşamada uygulanan vergi tabanlı ceza, ihlalin vergi kaçırma girişimi olarak değerlendirildiğini simgeler.
Usulsüz Kullanım veya Devir Durumunda Uygulanan Cezai İşlemler
Turistik kolaylıklar kapsamında getirilen aracın hak sahibi olmayan Türkiye’de yerleşik bir kişi tarafından kullanıldığının tespiti, en ciddi ihlallerden biridir. Bu durumun tespiti halinde, hem araç sahibi hem de aracı kullanan hak sahibi olmayan kişiler hakkında ayrı ayrı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca cezai işlem uygulanır ve araç yurtdışı edilir. Türkiye’de yerleşik bir kişinin yurtdışından geçici olarak araç ithal etmesi zaten mümkün değildir. Bu tür riskler nedeniyle Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması durumunda hukuki destek hayati önem taşır.
Gümrük İdaresi Tarafından Uygulanan İdari Yaptırımlara İtiraz Yolları
Gümrük idaresi tarafından kesilen para cezalarına veya aracın yurtdışı edilmesine yönelik idari kararlara itiraz süreci, uzmanlık gerektiren idari yargılama prosedürlerine tabidir. Bu cezaların bir trafik cezası gibi basit bir durum olmadığı, maliyetinin yüksek olduğu göz önüne alınarak, yabancıların hak kaybına uğramamaları için idari yargı yollarının derhal devreye sokulması kritik öneme sahiptir. Vergi ve Gümrük Hukuku alanında uzman bir avukat, bu süreçleri müvekkil lehine yöneterek cezaların iptali veya azaltılması için hukuki zemin hazırlar.
Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması Sürecinde Avukat Desteğinin Zorunluluğu
Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması süreci, idari, mali, göç ve gümrük hukuku disiplinlerinin kesiştiği çok katmanlı bir alandır. Yabancılar, karmaşık Türk mevzuatı ve yüksek cezai yaptırımlar karşısında, uzman bir avukatın rehberliğine mutlak ihtiyaç duyarlar. Avukatın rolü, müvekkilin haklarını güvence altına almanın ötesinde, onu potansiyel mali yıkımdan korumaktır. Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması için atılacak her adımda hukuki danışmanlık almak, olası riskleri minimize etmenin anahtarıdır.
Kompleks Mevzuatın Yönetilmesi ve Müvekkilin Bilgilendirilmesi
Göç ve gümrük hukuku alanında uzman bir avukat, Gümrük Yönetmeliği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hükümleri arasındaki tüm farkları analiz eder. Müvekkilin mevcut ikamet izni türünün (kısa dönem, tedavi amaçlı , öğrenci vb.) araç edinimi üzerindeki tüm hukuki ve mali sonuçlarını şeffaf bir şekilde ortaya koyar. Avukatın en büyük katma değeri, yabancının mevzuatın “mayınlı alanına” basmadan önce, onu korumasıdır.
Risk Analizi ve Statü Uygunluğunun Tespiti
Vergisiz araç alımı talebinde bulunan müvekkiller için, avukatın önleyici danışmanlığı esastır. Başvuru yapılmadan önce müvekkilin pasaport giriş-çıkış kayıtları kontrol edilir ve yerleşiklik durumu (185 gün kuralı) titizlikle incelenir. Bu ön kontrol, yabancının, aslında hakkı olmadığı halde vergisiz araç almaya çalışarak haksız yere Gümrük cezası alma riskini baştan ortadan kaldırır. Bu detaylı çalışma, Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması hedefinde kritik bir aşamadır.
Sözleşme İncelemesi ve Hukuki Sorunların Önlenmesi
Avukat, Türk plakalı alımlarda Noter satış sözleşmelerinin, vergisiz alımlarda ise TURING taahhütnameleri ve Gümrük belgelerinin hukuki geçerliliğini kontrol eder. Bu süreç, müvekkilin aleyhine olabilecek hükümlerin ayıklanmasını, aracın geçmişindeki hukuki yükümlülüklerin (haciz, rehin) temizlenmesini ve gelecekteki ihtilafların önlenmesini sağlar. Güçlü bir hukuki danışmanlık hizmeti, müvekkilin ticari hayatını ve yatırımını güvence altına alır.
Gümrük İşlemleri ve İdari Başvuruların Takibi
YTGGK başvurularında gerekli olan karmaşık evrakların (taşıt ruhsatı, konsolosluk satış sözleşmesi, teminat mektubu ) eksiksiz ve doğru şekilde hazırlanması, sürecin hızlanması için kritik öneme sahiptir. Avukat, Gümrük Müdürlükleri nezdinde resmi başvuruları takip ederek olası idari ret kararlarını engeller. Teminat mektubu sürecindeki bankacılık ve gümrük prosedürleri, ayrı bir uzmanlık gerektirmektedir.
Hukuki İhlallere Karşı Savunma ve İtiraz Süreçleri
Kullanım kısıtlamalarının ihlali veya süre aşımı nedeniyle ceza kesilmesi durumunda, avukat müvekkil adına idari yargıda itiraz (iptal davaları) yoluna başvurur. Bu itirazlar, Gümrük Kanunu’nun karmaşık maddelerine dayanarak hazırlanır. Avukatın bu alandaki deneyimi, müvekkilin mali yükümlülüklerini azaltma ve hakkını koruma görevini yerine getiren bir güvence mekanizmasıdır. Hukuki danışmanlık, vergi muafiyetli bir aracın potansiyel vergi değeri göz önüne alındığında, kesilebilecek cezalar karşısında hayati bir sigorta poliçesi işlevi görür.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Türkiye’de Oturma İzni Olan Yabancıların Araba Alması konusu, yabancılar için büyük mali avantajlar sunarken, beraberinde çok ciddi hukuki riskleri de getiren bir alandır. Yabancının ikamet izni, sadece aracın Türkiye’de kalabileceği idari süreyi belirler. Buna karşılık, vergi muafiyeti (Mavi Plaka) hakkı, Gümrük Kanunu’nun katı yerleşiklik tanımına (185 gün kuralı) ve kişinin özel statüsüne (öğrenci, emekli) bağlıdır. Bu ayrım, çoğu yabancının vergisiz araç hakkını kaybettiği anlamına gelir.
Türk plakalı araç edinimi yüksek vergi maliyeti taşısa da, yabancıya tam mülkiyet ve serbest kullanım imkanı sunar. Geçici ithalat (YTGGK) rejimi ise büyük bir mali avantaj sağlasa da, kullanım kısıtlamaları, süre aşımı ve usulsüz kullanım hallerinde aracın vergisinin dörtte birine varan ağır cezalarla karşılaşma riskini barındırır. Özellikle yabancıların eş veya birinci derece yakınlarının aracı kullanma hakkına ilişkin kısıtlamalar, sıklıkla hukuki ihlallere neden olmaktadır.
Bu karmaşık yapı, yabancıların süreci hatasız yönetmesini neredeyse imkansız hale getirmektedir. Hukuki süreçlerin baştan sona doğru planlanması, 185 gün kuralı risk analizlerinin yapılması ve olası idari yaptırımlara karşı zamanında itiraz yollarının kullanılması için uzman bir Avukat İstanbul ofisinden destek alınması zorunludur. Tüm bu yasal süreçlerin hatasız yönetimi ve idari risklerin minimize edilmesi adına, göç ve gümrük hukuku alanında deneyimli bir Avukat İstanbul ekibi ile çalışılması, müvekkilin hukuki ve mali geleceği için atılacak en doğru ve güvenilir adımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancıların Türkiye’de Araç Edinimi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Oturma izni sahibi olmak, vergisiz araç Mavi Plaka almam için yeterli midir?
Hayır, oturma izni tek başına ÖTV ve KDV muafiyeti sağlamaz. Vergisiz araç (Mavi Plaka veya YTGGK) alabilmek için, oturma izninizin yanı sıra, Gümrük Kanunu uyarınca “yurtdışında yerleşik olma” (son 1 yılda 185 günden fazla yurtdışında kalma) şartını sağlamanız veya öğrenci ya da yabancı emekli gibi özel bir statüye sahip olmanız gerekir.
185 gün yurtdışında kalma şartı nasıl hesaplanır?
Bu süre, Türkiye’ye giriş yapılmak istenen tarihten geriye doğru son bir yıllık (365 günlük) dönem dikkate alınarak, Emniyet kayıtlarındaki pasaport giriş-çıkış bilgileri üzerinden hesaplanır. Yurtdışındaki kalış sürelerinin toplamı 185 günü geçmelidir. Bu hesaplamada sürelerin kesintisiz geçirilmesine gerek yoktur.
Yabancı plakalı aracı Türkiye’de azami ne kadar süre kullanabilirim?
Oturma iznine sahip yabancılar için araç kalış süresi, ikamet tezkeresinde belirtilen süre ile sınırlıdır ve azami 730 gün (iki yıl) olabilir. Tedavi amaçlı kısa dönem ikamet izni sahipleri de bu genel hükümlere tabidir. Süre sonunda araç yurtdışına çıkarılmalıdır.
Türkiye’de bir Türk plakalı araç satın alırsam ÖTV ve KDV ödemekten muaf olur muyum?
Hayır. Diplomatik statü veya engellilik gibi özel durumlar hariç, yabancı uyruklu kişiler de Türk plakalı sıfır veya ikinci el araç alımlarında Türk vatandaşları gibi tüm ÖTV ve KDV yükümlülüklerine tabidirler .
Vergisiz aracımı eşim veya Türkiye’de yaşayan ailem kullanabilir mi?
Hayır. Vergisiz (Mavi Plakalı) araçlar, Türkiye’de yerleşik kişiler (Türk vatandaşları veya uzun süredir Türkiye’de ikamet edenler) tarafından kullanılamaz. Hak sahibi yurtdışında ise, araç kesinlikle hiç kimse tarafından kullanılamaz, park halinde kalmalıdır.
Gümrük cezaları ne kadar ağırdır?
Kullanım süresini 3 aydan fazla aşmanız durumunda, aracın gümrük vergileri (ÖTV ve KDV) tutarının dörtte biri (1/4) oranında yüksek idari para cezası uygulanır. Usulsüz kullanım durumunda da ağır cezai işlemler uygulanır ve araç yurtdışı edilir.
Türk plakalı araç almak için Vergi Kimlik Numarası VKN zorunlu mudur?
Evet. Araç tescil ve Noter satış işlemlerinin gerçekleşmesi için yabancı uyruklu kişilerin pasaportları ile başvuru yaparak Vergi Kimlik Numarası alması zorunludur .
Yurtdışından emekli olan yabancılar için de 185 gün kuralı geçerli mi?
Hayır. Türkiye Gümrük Bölgesi dışından emekli olan kişiler, emeklilik sonrası Türkiye’ye ilk defa getirecekleri kişisel araçları için 185 gün kuralından muaftırlar. Ancak bu muafiyetin doğru uygulanması için emeklilik belgesinin ibrazı şarttır.
Yabancı Öğrenci İkamet İzni sahipleri Mavi Plaka alabilir mi?
Evet, öğrenci ikamet iznine sahip yabancılar (master öğrencileri dahil), YTGGK hakkından faydalanabilirler. Ancak öğrenim süresinin bitiminde araç yurtdışı edilmelidir.
Çift uyruklu Türk vatandaşlığı da bulunan kişiler Mavi Plaka hakkından faydalanabilir mi?
Hayır. Türk vatandaşlığı bulunan çift uyruklu kişiler, YTGGK (Mavi Karne) hakkından yararlanamayan şahıslar arasında sayılır. Türkiye’den emekli olmuş kişiler de aynı kısıtlamaya tabidir.
Noter satışında yabancı alıcıdan hangi belgeler istenir?
Türk plakalı araç devir işlemleri için Noterde yabancının geçerli pasaportu veya kimlik belgesi, Vergi Kimlik Numarası ve araç sahiplik belgeleri istenir. Ayrıca Noter, araç muayene ve sigorta kontrolünü otomatik yapar.
Gümrük tarafından kesilen cezaya nasıl itiraz edilir?
Gümrük idaresi tarafından kesilen para cezaları idari yaptırım niteliğindedir. Bu cezalara itiraz etmek ve iptal davası açmak için idari yargı yoluna başvurulması gerekir. Bu süreç, uzman bir hukuk danışmanının rehberliğini gerektirir.





